30 Ekim 2015 Cuma

Sanatsallı LGBT temalı fim izledim: Carol, Desde Alla

Az önce O Gay'in bloguna girdim ve tanımadığım bir kaç bloggerla söyleştiğini gördüm ve yorum yazarak çirkefliğimi sunarak çıkıyordum ki izlediği filmleri paylaştığı filmlere bakayım dedim. Ve aklıma bu yazıyı yazarak bloga bi enerji getirmek geldi.

Üniversite başladığından beri sinema anlayışım ortadan kalktı, yoğunluktan ve sinema biletlerinin fiyatlarından olacak ki sinemaya gitmez oldum. Sinemaya gitmeyişimin bilmem kaçıncı yıl dönümünde -2014'te- İzmir'de FİLMEKİMİ afişini görmüştüm arkadaşlarla koşturup bilet almaya gittik. Bi ton filmebilet aldık ve izledik. Bi filmleri izleyip üstüne tartışıp soğuk biralarızı içtikten sonra izlediğimiz filmlerin etkileri duyulmaya başladı. Bunlardan en etkilisi Whiplash'ti. Ve burdan da anladım ki film seçimlerim zevkli ve kaliteliymiş.

Durum böyle olunca bu seneki Filmekimi'ni de kaçırmak istemedim. Filmleri daha biletler satışa çıkmada seçmiştim. Daha sonra bilet almaya gittiğimizde gördüm ki seçtiğim filmlerin çoğuna bilet kalmamıştı. Benim de gözüme kestirdiğim mutlaka gitmeliyim dediğim bi film vardı DESDE ALLA ona bilet aldım ve arkadaşımın ısrarıyla CAROL'a bilet aldım.

Aslında Carol'a bilet alırken isteksizdim. Bunun nedeni biraz Lezbiyenfobik olmamdı. Yani lezbiyen ilişkiler bana hiç çekici gelmiyor ve bunu izlemekten de hoşlanmıyordum. Ama film bir başka başladı. Bir kadının diğerini tavlamaya çalışıyordu. Zengin kadın ve fakir tezgahtar. Pek duymadığım bilmediğim bir lezbiyen ilişkydi. Bu tür tavlama taktiklerini hetero ilişkilerde, hatta gay ilişkilerde gördüm, duydum, izledim ama hiç lezbiyen ilişkide şahit olmamıştım.

Baştan sona kalite kokan bir film olduğunu söyleyebilirim. Bunun en önemli nedeni Carol'dır. Filmi izleyenler dediğimi anlayacaktır.

Ve bu film bende A Single Man'i anımsattı. Tom Ford bir lezbiyen filmi çekseydi kesinlikle böyle bir film çekerdi herhalde. O yavaşlıkta, o doygunlukta bir filmdi. Bence izlenmeli, kalite görülmeli. Cate Blanchett'in hastasıyım. Ve Tanrı kürk giymesi için bir kadını yarattı!




İzlediğim diğer film de Desde Alla ya da Türkçe adıyla UZAKTAN. Bu film festival kitapçığının en arkasındaydı ve benim dikkatimi çeken bir konusu vardı. 50 yaşında zengin bir adamla genç bir jigolunun ilişkisi anlatılıyordu. Filmin Venezuela filmi olması da ayrıca ilgimi çeken şeydi. Güney Amerika'daki bu tarz filmler başarılı oluyor.
Ama film beklediğim şekilde başlayıp beklemediğim şekilde devam etti. Konusu, işlenişi farklıydı. Diyalogsuz, müziksiz beyin yakmalık bir film. Hele filmin sonunu izlediğinizde dumur olacaksınız. Bitmemesi gereken bir yerde bitip, kafada kocaman soru işaretleri bırakan üstüne 1 hafta tartışıp bi sonuca varılmayacak filmlerden bana göre.





Bu filminde ortak noktası bir taraf eşcinselliğinden eminken diğer tarafın bunun farkında olmaması ve evrilmesi. Ve paranın hayattaki rolü!

18 Ekim 2015 Pazar

SUMMER DRESS

Çıkmak istersin dışarı. Bağırmak istersin, çağırmak.
Kırılan kalbini onarmak istersin,
Bir başkasınınkini kırarak.
Sevmek istersin, sevişmek.
Sevemezsin ama sevişirsin.
Gülersin içinden, ayıplarsın kendini.
En büyük ayıbı sanki sen yapmışsın gibi.

Ölmek istersin, yaşamak için.