2 Kasım 2015 Pazartesi

UMUT-SUZLUK


Sabah oyumu kullanıp eve geldim. Sonra çok önemsemedim sonucun ne olacağını. Kuzenlerim bizdeydi onlsrı evlerine bırakıcaktım "A sonuçlara ne oldu acaba?" diye hemen bi kanal açtım. Emindim, AKP kazanamıcaktı.

"AK PARTİ TEK BAŞINA İKTİDAR!"ı görmemle içimden bir şeyler koptu.

Evden çıktı yürüyorduk. Korna, havai fişek, Alkış. Islık. Bakkal bile son ses müzik açıp zaferi kutluyordu. Bunları gördükçe/duydukça ve hala duymaya devam ederken yolda yürüdüğüm o 20 dakika boyunca kendimi bitik hissettim.

Bu duyguyu daha önce de hissetmiştim. Rihanna konserinin ertesi günü Gezi'dekilere saldırdıklarını duyduğum zaman böyle olmuştum.

İkinci kez "Ben bu ülkede yaşamak istemiyorum!" diye geçirdim içimden. Evet şuan bir fırsatım olsa direkt kaçıp gidesim geldi.

Yürüdüm, (bana göre) saçma insanların sevinçlerini görmeye tahammül edemediğimi fark ettim. O turuncu bayrağı biri yanlışlıkla bir yerime değdirsin de alıp kırayım diye düşündüm. Ne bileyim sataşsınlar, bi laf etsinler de kavga çıksın diye bekledim.

Evet bu bana hiçbir şey katmayacaktı ama o andaki sinirimi çıkaracaktım.

Sonra aklıma Gezi geldi tekrardan.

Ülkedeki o kaos ortamını canlandırdım. Kötü bir ülkeye karşı "BARIŞ!" eylemleri. Az kişi değildik ve bir şeyleri değiştirmeye başlamıştık yavaştan. Haziran seçimlerinden sonra mutlu olmuştum. O UMUT'u görmüştüm.

Peki neden şimdi böyle oldu? Neden ileriye gidecekken geriledik. Neden İki gün umutluyken üçüncü gün her şey alabora oldu?

Daha kaç ölü beden gerekli %50'nin bu iktidarı unutmasına?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.