26 Aralık 2013 Perşembe

Yaşlandım, çok yaşlandım.

President by IAMX on Grooveshark

 Okul beni çok yoruyor. Düz çizgi çizmeye çalışmayı, kartonlarla saçmalamak falan sıkıcıydı ama en sıkıcı iş final projesiymiş.

Bi an çok korktum. Çünkü benim yılbaşında İstanbul'a gitme gibi planlarım vardı. Hocalar da jüriyi 2 ocağa koyunca benim göt tutuştu, gidemiyorum triplerine girdim. Hatta annemlere falan haber verdim ben gelemiyorum diye. Çok üzülmüştüm. Tabii sonra sevgili grup arkadaşlarımla hemen olaya adapte olup okulda geçen gecelerimiz sonucunda projenin büyük bir kısmını bitirdik. Birinin boyamaları haricinde her şeyimiz bitmiş durumda.

Ve ben yarın akşam İstanbul'a gidiyorum.

Şunu söylemek istiyorum Şehir ve Bölge Planlama okumak istiyorsanız bir kere daha düşünüp çevrenizi uyarınız. Bu bölümde yatmaya yer yokmuş.

Size biraz kritiklerimden bahsedeyim.

Haftada 3 gün hocalar yaptıklarımı kritik veriyor, şunu bunu düzeltin diyorlar. Kritiğin birinde bi hoca yokken diğerleri yaptıklarını beğenip, yaptığımız şeyi devam ettirmemizi isteyebilirken, ertesi kritik gelen diğer hoca ile "bu çok saçma olmuş, bunun bu sınıftan çıkmış olması çok korkunç" diye biliyor. Hatta hocalarımızdan biri, bölüm başkanın çok beğendiği fikri bile beğenmeye bilir. Ve bu çok göt bi durum 100x70 kağıtlara çalışıp bunları en baştan defalarca yapmak beni çok yıprattı.

Sikerim böyle işi aaaaa!
Neyse beni bi yılbaşı planınıza davet edebilirsiniz, çekinmeyin.

Ha, bu arada kedim eve dönmüş, çok özledim pezevengi.


3 Aralık 2013 Salı

ARALIK

Despair by Yeah Yeah Yeahs on Grooveshark

Yazamıyorum şuraya iki satır bişeyler. Günlerdir yazıp sildiklerimi toplasak dizüstü edebiyatın saçma kitaplarından daha güzel bir kitap ortaya çıkardı. Satmazdı belki ama daha güzel olacağı kesindi. Dediğim gibi yazamıyorum, bundan şikayet etmeyi de sevmiyorum ama yapacak birşey yok.

E nasılsınız iyi misiniz?

Ben iyiyim valla. En son eski sevgilim boynuzlamıştı ya beni onu çabuk atlattım. Hatta atlattım diyerek yalan söylemiyim, bunalıma bile girmedim ki atlatıyım. Üniversite hayatı insanı değiştiriyomuş, doya doya bi aşk acısı yaşayamadım ödev yetiştirmekten.

Gel gelelim yeni mi yeni bi sevgilim var. Bi 10 gün falan oluyor. Mutluyuz, huzurluyuz. Tabii ki arkadaşları olmasa. O'nun İzmir'de ikinci senesi ve arkadaş çevresi geniş, bu yüzden ne zaman buluşsak genelde arkadaşları da oluyor yanımızda. Atarımı yaptım, "Ben  seninle buluşmak istiyorum, onlarla değil!" diye. Son iki buluşmada yalnızız. Bi de şu telefonla bağını koparsam çok güzel olacak. Buluşunca arkadaşlarıyla mesajlaşıyor. Yapma aşkım, yapma! Bak ben yanındayım, onlarla sonra mesajlaş, dimi aşkım?

Ve kedim evden kaçmış. Annemin dediğine göre pompaya gitmiş. Çiftleşesi gelmiş. Uçkurunun peşine düşen kedim varmış benim. ABAZA! :(( Tülay, geri dön! Çok üzülüyorum. Geri döndüğünün haberini bekliyorum her sabah ama 1 haftayı geçti hala ses seda yok. Naptık sana be kedi! Dön işte geri! Zaten en çok seni özlüyodum, niye gittin ırıspı!

Onun dışında vizelerim bok gibi geçti, önümüzdeki finallere bakıcaz artık ;)) Ve ben İzmir'den acayip sıkıldım. İstanbul'un havasını, suyunu, yatağımı, tuvaletimi özledim. Hem de çok özledim. Neyse ki yılbaşında İstanbul'dayım.  İstanbul'a gitmeme son 24! Belki haftasonu babam İzmir'e gelebilirmiş. Gelsin, gelsin, alışveriş yaptırırım.

Öyle işte be blog. Daha resim ödevim var. Evet resim. Guaj boya falan. Bildin mi? Renk karıştırarak tonlama falan. Tanıdık gelmiştir.

Geçende uygulamam panoya asıldı. İlk okulda güzel yazı dersinde hiç bi yazım panoya asılmamıştı ama tasarım dersindeki soyutlamam asıldı. Hem de 100 üzerinden 110 aldım. Ya sonra da 2 sıfır ve 65ler falan işte.

İSTANBUL'U ÇOK ÖZLEDİM. BEKLE BENİ İSTANBUL, SENİ YENİCEM!