27 Ağustos 2013 Salı

Hastanede Aşk Başkadır

Hani size "Aşık oluyorum" demiştim ya, oldum. Köpek gibi aşık oldum. O'ndan ayrı kaldığım her an onu düşünüyorum ve onunla öbür buluşmamızı iple çekiyorum.

Detaylara giremeyecek kadar yorgunum. Neden mi? Cumadan beri hastaneye gidip geliyorum. Kendim için değil, O'nun için, sevdiceğim için.

Perşembe bi yarım saat görüştük. Cuma sabağı da kendini iyi hissetmediğini, midesinin bulandığını söyledi. Akşam içkiyi fazla kaçırmış. Midesini rahatlatmak için çorba içiyormuş ki ikinci kaşıkta midesi bulanmış. Kusmuğunda da hemen hastaneye gitmiş.

Bunları duyduğumda delirecek gibi oldum. Perşembe bütün paramı bitirdiğimden cuma da bi yere gitmem diye düşünüp annemden para istememiştim. "Yanına gelirim." de diyemiyorum. Durumunun da çok ciddi bişey olduğunu da düşünmüyordum. Arkadaşlarımı aradım borç para istemek için, kimse burda değildi, herkes biryerlere dağılmış. Bi tanesi de "1 saat sonra dönücem" dedi, onu beklemek zorunda kaldım mecburen.

Parayı alıp direkt hastaneye ışınlandım. Acayip bitkindi. "Mide kanamasıymış." dedi, acayip korktum. Endoskopi yapılacakmış. Götürdüm, ordan yatış işlemlerini hallettim. Arkadaşına da haber verdim gelsin diye. Endoskopi yapan doktor "Mide kanaması değil, kusarken yemek borusunu yırtmış, p.tesiye kadar gözlem altında tutucaz" dedi. Endoskopiden çıkıp odaya götürdüm. Bişey yemesi, içmesi yasak. Sadece serum. Serum bağladılar, iğne yaptılar ve uyudu. O sırada arkadaşı geldi. Ona O'nu emanet edip eve döndüm. Dişçiye gitmem gerekiyodu.

Akşam yine yanına gittim. Uyuyamadım, canım sıkıldı. Grindr'a Scruff'a girdim, sataşacak bi kaç adam aradım ama hepsi Cihangir haspalarıydı, coolluklarından ödün vermediler. Oyun falan oynadım. En son kafam O'nun yatağına düşmüş. Uyumuşum birazcık ve beni uyandırıp yanına yatırdı. Yok olmaz, sen rahat et falan dediysem de girip kıvrıldım yanına.

Zaten sabahın köründe kahvaltı getirdiler, yine uyandım. Bi daha uyuyamadım. Öğlene doğru da eve döndüm baş ağrısından geberiyordum.

Eve geldiğim gibi bi uyumuşum ertesi gün uyandım. Ve hazırlanıp yine gittim yanına. Sıvı şeyler tüketmesine izin vermişler, çorba içmeye çıkmış. Lambda'da oturuyomuş. O'nu ordan alıp hastaneye götürdüm tekrar. Iyidi ama taburcu etmiyolardı işte.

Hastane de güzel hani. Odanın Galata-Karaköy manzarası var. Ben de mi hastalansam yan yatağa da ben yatarım diye düşündüm. Akşam olunca yine sıkılmaya başladım kafa dengi bi hemşire vardı. "Bana da serum takın çok canım çekti." dedim. Hemen serum takmak için kola takılan iğneden getirdi. Tırstım. Sonra iğnesini kırıp koluma bantladı. Artık ben de hastaydım. Gece O'nunla film izledik, biraz oynaştık ve ben odadaki boş yatağa gidip uyudum.

Sabah yine kahvaltı için uyandık. Doktorlar hastalara bakmaya başladı. Benimkini taburcu etçeklermiş. 4 gün hastanede vakit çabuk geçti ama saat 3e kadar vakit geçmek bilmedi. Hele o son 1 saat hiç geçmedi. Hastaneden çıkıp ilaçlarını alıp, taşınacağı eve gittik. O duşa girecekti, ben de uyucaktım. Ama uyuyamadım, özlemimizi az da olsa giderdik.

Yemek yiyip aynı otobuse bindik, o iş yerinde indi, ben de evde.

Eve geldiğimde saar 8e geliyordu. 9 da bi yattım sabah 10da kalktım. 13 saat çogzel uyumuşum.
Ve O'nu çok özledim.

23 Ağustos 2013 Cuma

O.

O'nu beklersin.
Bu şarkı çalar.
O gelmez.
Sigara yakarsın.
Şarkı biter.
Sigara biter.
Bira yenilenir.
O gelir.