23 Nisan 2013 Salı

Sen anlat.

Günaydın blog.
Uff ne zamandır yazmıyorum, beni özlediniz biliyorum triplerine girmicem ama yazmayalı bayağı oldu.


Sınavdan sonra pek yazasım gelmedi. Dediğim gibi sınavım iyi geçmişti sonucu da geçen seneye ve bana göre iyi geldi. 40 bin yükselmişim. Lys'de de bi 40 bin yükselirsem istediğim bölüme istanbul'da girebilicem.


Onun dışında bi kedim oldu. Çok yaramaz bi kedi. Evde oldugum zaman hep onunla geciyor. Annem pek sevemedi, korkuyor. Kedi de ordan oraya zipliyor, kediyi sakinleştiricem derken ömrüm kısaldı. Ama kedime sarılıp uyuyunca, hele sabah sakalımı yalayarak beni uyandırınca sinirim geçiyor.


Onun dışında dersanede akşam çalışmaları oluyor, 10'a kadar dersanedeyim. Gunduz de uyuyorum.


Ha en önemli olayı atladim.
Annem sigara içtiğimi öğrendi. Anneannemleri yolcu etmiştik, survivor izliyoduk. Kardesim de babama gitmisti. Bana "sen sigara iciyor musun" dedi. Evet, dedim. Ve konu kapandi. Ama beni sigara icerken gorurse sigarami agzimda sondururmus. Bi git, dedim.


Iste boyle blog, bende bisey yok. Sen anlat.

10 Nisan 2013 Çarşamba

Sahi atlıkarıncaya binmeyeli kaç sene oldu?



Geçen hafta anneannemle dedem geldi Çanakkale'den. Çanakkale'yi ne kadar çok özlediğimi anladım. Gelirken yorganlarımı da getirmelerini söylemiştim, getirmiştim. 4 sene boyunca yattığım yorganımı örttüğümde anladım belki de özlediğimi.

En kısa zamanda gitmeliyim. Arkadaşlarımı özlediğimi söyleyemem ama okuldan eve yürümeyi, bahçeden çilek toplamayı, okulumu, 4 sene boyunca yattığım çekyatımı, geceleyin anneannem uyumadığımı anlamasın diye dinlediğim kısık sesli müzikleri özledim.

Özlemişim.

Bi de atlıkarıncaya binmeyi özledim. Bugün eve dönerken bi an zihnimde atlıkarıncaya binmiş çocuklar canlandı.

Sahi atlıkarıncaya binmeyeli kaç sene oldu?

Hatırlamıyorum.