22 Aralık 2012 Cumartesi

Reklamcı Bir-Ki Deneme!

Geçen hafta yorucu dersane koşuşturmasından sonra cumartesi can sıkıntım tavan yapmış şekilde uyandım. Dışarı çıkmayı falan düşünürken bi bakmışım akşama kadar uyumuşum. Böylece cumartesi piç oldu. Bomboş bir gündü. Ama Pembe Hayat'ın çıkardığı Trans Erkek kitabını okudum biraz.

Böyle sıkıntılı sıkıntılı uyudum cumartesi. Pazar kalktığımda evdeki +1'in de etkisiyle kendimi sokaklara atasım geldi. Önüme gelene "gezelim mi, kahve içelim mi...." yazdım ama kimse mi siklemez ya? Birisinin parası yoktur, birisi 2 gündür içiyomuş zaten hangover'mış. Siktirin lan dedim.  İki haftadır görüştüğüm Galatasaray'daki adam da abisiyle falan buluşacakmış. Kaldım piç gibi.

İbne kazağımı giydim, atkımı doladım boynuma, beremi de taktım attım kendimi otobüs durağına. Ama nereye gideceğimi bilmiyorum. Bir yandan Mecidiyeköy'e gidesim diğer yandan da Taksim'e. İlk hangi otobüs gelirse ona atlıcaktım ki Mecidiyeköy'e geldi.

Tabii o sırada whatsapp'tan da bendeki ibnelere yazıyorum. Kaç haftadır görüşemediğim Levent'te oturan Fransız'ım vardı, çalışıyomuş. Benim reklamcının misafiri varmış. "Ayağıma kuvvet" diyip bütün gün yürücektim işte. Ne zamandır tek başıma çıkmıyodum zaten. Cevahir'e gittim ve girmeme çıkmam bir oldu. Allam bu bok insanlar niye çıkar dışarı, oturun evde!

Taksim'e doğru yürürken Grindr'a girdim. Reklamcı'ya yazdım, misafiri varmış cart curt, Cevahir'in orda oturan çalışıyomuş.  Aylar önce Romeo'dan konuştuğum, uzun bi süre konuşmadığım, sonra yine Grindr'da karşılaştığım Nişantaşı'ndaki İkinci Reklamcı'ya naber dedim. Film izliyomuş. Çağırdı. Tamam diyip gittim. Nişantaşı'nda Allahın siktiri çektiği yerde oturuyomuş resmen. Yoruldum giderken.  Kahvesi bitmiş, kahve al gelirken dedi.

Migros'a girdim kahve almak için, reyonlarda dolanırken birden bi ses "Sen napıyosun burda?" dedi. Sesin geldiği insana baktım. Benim Reklamcı ibne! "Ha iyi arkadaşa gidiyorum kahve almaya uğradım" dedim ve arkamı dönüp devam ettim. Siklemedim ya onu içimin yağları erdi. Orospu! Doldurmuş arabaya biraları.

İkinci Reklamcı'nın evini en sonunda buldum. Sarıldık, öpüştük, ben salona oturdum o kahve yapmaya mutfağa girdi yarım saat sonra yanıma geldi. E, hiç gelmeseydin, ben giderdim birazdan.  Neyse bi tane film taktık. Türk Dram filmlerini çok severim ama bu film olmamış, çok kötü efektler falan beğenmedim, çıkarttırdım. DVD'lerinin arasından Özpetek'in Serseri Mayınlar'ı gördüm, onu taktırttım. Bi türlü izleyemediğim filmdi. Oturduk kanepeye, filmi izlemeye başladık. Üstümüze polar getirdi.

"İnsanlar buluşunca ne konuşur ya da ne yaparlar? Bu benim böyle ilk buluşmam." dedi. Kezban rolüne bürünerek "Bilmem ki, ben de pek kimseyle buluşmam." dedim. Yedi mi yemedi mi bilmiyorum.

Yavaş yavaş poların altından bacağıma dokunmaya, elimi tutmaya başladı. Kibar, hoş bi çocuk. 187 boyu var zaten. O bacak boyunu göründe gözüm gönlüm açıldı zaten.  Dalgalı saçı falan var. Ama utangaç lan. Napam ben onu?

Baktım onun bana yanaşacağı yok. Ben onun bacağını okşamaya başladım, saçını okşuyorum falan. Ayağa kaldırdı beni. Salonun ortasında hoppidik hoppidik öpüştük. Benden 7 cm uzun. Ona yetişemiyorum. Beni kaldırıyo falan. "Yatağa geçelim mi?" dedi. Geçtik. Bi kaç mum yaktı. Benden de telefonumdan şarkı açmamı istedi. Mum yakınca aklıma Teddy Pendergrass'ın Turn off the lights'ı açtım.

Bu çocuk öpüşmeyi de bilmiyo. Allah bi boy, biraz da tip vermiş ama gerisini sallamış. Karışık modda şarkılar çalarken birden bi şarkı çıktı, bütün romantikliği sikti, attı. Okan Bayülgen'in programında Nihal Yalçın'ın söylediği Plates şarkısı. Tamam şarkı çok güzeldi de burda çalması anlamsızdı. Allam yine yaptı yapacağını. Çok utandım yeaaa :(

Hemen değiştirdim şarkıyı. Birden eğildi kulağıma "Patrick senden çok hoşlandım, harikasın" demesini bekliyorken "Full aktifim" dedi. Hops, noluyoz lan? Bi siktir git abi ya. Bende sana vercek göt yok. Sevgilime vermemişim, sana mı vercem! Kalktım yataktan. Giyindim. Salona geçtim, filme devam ettim hiç bişey olmamış gibi. Film bitti, saat de geç olmuştu. İzlemesi için bi kaç film seçtim ona. O sırada Johnny Depp'in bi filmini gördüm Don Juan diye. "Bunu alabilir miyim?" dedim. Kem küm etti. Bıraktım yerine, trip atarcasına. Sonra al dedi. Film onun değilmiş falan. "Haftaya uğrar bırakırım" dedim.  O günden beri konuşmadım İkinci Reklamcıyla. Ne konuşucam onunla.


  • Şu Galatasaray'da oturan köpekli adamı çok özledim, 2 haftadır görüşmüyoruz.  Adam deli gibi çalışıyor.  Yarın görüşücez, sinemaya gidicez. Sonra ben yine onda kalıcam. Her gün "özledim" diye yazıyor. Bu sabah kalktığımda Whatsapp'tan "Hişt saat 5.30 uyuyorsundur biliyorum. Profil fotoğraflarına baktım, özlemişim :) Hadi güzel uyu" yazmış. Canıms ya. Tek bi sorun var bu adamla ilgili olarak yaşı büyük. Beni korkutan tek şey bu. 
  • Kış geldi ya la! Götüm donuyor. 
  • Yıl başında hiç bir planım yok, davet edebilirsiniz.
  • Bu sene kırmızı don alanım yok.


5 yorum:

  1. sanırım kırmızı dona ihtiyacın yok...
    ne ara don giyeceksin ki hahahahha :D

    çocuğu neden bu kadar yerdin anlayamadım.. herkes orospu ruhlu olmak zorunda mi?

    YanıtlaSil
  2. Ben de bu şarkıyı sevişirken denemeliyim :))

    YanıtlaSil
  3. http://m.youtube.com/watch?v=7NYwXSNZLpQ

    YanıtlaSil
  4. Sen bana şu çocuğun numarasını versene :D hahaha

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.