3 Aralık 2012 Pazartesi

Bir yatak, iki adam, bir köpek

Faith (Album Version) by George Michael on Grooveshark


Geçen hafta Werther'i görmek için Tüyap'a gitmek haricinde iki haftadır evden çıktığım pek söylenemez. Dün de sıkıntıdan patlamak üzereydim ki kendimi bi yerlere atasım geldi.

Telefon rehberimi gözden geçirdim kimle çıkabilirim diye. Canım tanıdık birileriyle görüşmek istemedi. Ben de Grindr'dan konuştuğum birine yazdım.

Geçende annemlere trip atıp İlker'e gitmiştim ya. İşte o akşam Grindr'da takılırken birini gördüm çok da yakındık. Selam verdim ama o bana geri dönüş yaptığında sabahtı, ben de eve dönmüştüm artık. O günden beri konuşuyorum Whatsapp'tan. Olgun biri; hem yaş, hem kişilik olarak. Boş bi insan değildi anladığım kadarıyla. Tatlı, kel, İzmirli falan.

O'na yazdım. Dışarı çıkacağımı falan söyledim. Çalışmıyomuş. O'na gitmek üzere evden çıktım. Galatasaray'da oturuyodu. Gittim Taksim'e. Taksim'e çıkınca artık içimi bi hüzün kaplıyo, sevmiyorum nedense. Kendi oturduğum semt daha güzel geliyor. İstanbul'un en nezih(!) semtinde oturduğumdan olabilir.

Aradı beni, evi tarif etti. E çogzel bi yerdeydi evi. Apartmanın kapısından girdim bi kaldım öyle. Binanın girişi bi an ilgimi çekti. Çok güzel bi bina olduğu girişinden belli. Bana orda kal gelmişken bi ses "Patrick, şimdi yukarı çıkacaksın" dedi. Seslenmeseydi biraz daha kalırdım öyle.

Çıktım yukarı. Kapıdaydı. Girdim içeri. Anam ne göreyim, KÖPEK! Allam çok tatlı, bi dişi köpek. Adı da Sütlaç'mış. E ben bunu yeri. Zaten bana kahve falan getirdi ama ben hala köpek seviyorum. Adama baktığım yok. Napayım adamı, güzelim köpeği bulmuşum. Köpek çok ilginçti ama. Beni görür görmez titremeye başladı. Yabancı birini görünce titrermiş genelde ama beni görünce bayağı titredi. Tabii beni görünce korktu, bostan korkuluğu gibiyim.

Bostan korkuluğu demişken benim saç-sakal birbirine karıştı. Sakalımı seviyorum, kestirmeye kıyamıyorum. Daha doğrusu berbere gitmek, sırat köprüsünü geçmekten daha zor benim için. 21 aralıkta bakalım köprüden ceylan gibi seke seke mi geçicem yoksa adımımı atar atmaz cehennemin derinliklerine mi gömülücem, görücez.

Ben orda köpekle haşır neşir olurken, arada bizim adama da bi kaç laf ediyodum. Anam bi an anlamadan o uslu adam gitti, bi panter geldi. Üstüme bi atladı, korktum. "Noluyoz ki? Köpekle ben gayet iyidim abicim, sen şimdi gider misin? Sonra gelirsin!" diyemedim ya la.

Tatlı adam, tatlı köpek. İki arada bi derede kaldım. Tabii hormonlarımın sözünü dinleyip adamı seçtim. Sorry, Sütlaç, hem sen bi kadınsın, senle sevişemem hıh! (Erkek olsaydı sevişirdim sanki? Animal sex'e karşıyım bu böyle biline!)

Meğersem oturduğumuz yer adamın ofisiymiş. Evine geçtik. Evi nerde mi? Yan daire. Home office'in bi değişik versiyonu. Bir adım bile atmıyosun eve geçmek için.

Eve girdik, iki püş koklaş, lap dance pozisyonları derken duşa girmeye gitti. Sevdim bu hareketi. Tebrikler, dude! Geldi, hoppidik hoppidik yatağa geçtik. Üstümde Guns 'n Roses tişörtüm vardı. "Guns 'n Roses'ı çok severim" dedi ben "ben de hihihi" diyemeden çıkardı tişörtümü adama. Öpüş, koklaş, oynaş, seviş, güreş derken 3 saat geçmiş! o.O 3 saat lan?!

Sevişirken apartmanın önünde oturan efkarlı gençlerin seslerini ve telefondan açtıkları arabesk şarkıları dinlemek de ayrı bi deneyimdi. Jazz falan tırt, en güzel arabeskte sevişiliyomuş, onu anladım ;) Ama kaliteli bi sevişmeye cidden ihtiyacım varmış, ilaç gibi geldi. Yaralarıma merhem oldu. He valla sadece seviştik. No sikiş! Sikiş herkesle oluyo, seviş çok az kişiyle. Birbirimizi bulmuşuz hazır!

Şuna deyinmeden edemicem. Kısa boylu falandı ama o bacaklar, aman allahım! Gayet sıkı ve düzgün. 3 saatin ardından "artık boşalalım" dedim. Zamanı geldi yani. Rahatladık bi güzel, sarıldık, sohbet ettik. İşinden bahsettik falan. Bi kaç anı anlattık.

Aklım Sütlaç'ta kaldı. Hayvancağız saatlerdir tek başına ofiste yalnız, ona da yazık. Yataktan çıktık, duşa girdik. Suyun altında yine birleştik. Aha üç saat de duşta takılcaz, zaten su yok, küresel ısınmanın amına koyucaz diye düşündüm. Duş faslını kısa tutup çıktık.

Giyindik falan. Ofisten Sütlaç'ı çıkardı. Hayvan o kadar sıkılmış ki kendini direk apartmanın dışına attı. Gezme saati de gelmiş, geçmiş bile.

Orda olduğum sürece "bitse de gitsem modunda olmadım" hiç. Bu benim gibi her boktan çok çabuk sıkılan biri için mucize gibi bişey. Yazışmaya devam ettik ayrıldıktan sonra da. "Sezen, İzmir'in kızları konusunda haklıymış" yazdım. Bana geçen gün Sezen'in bi işini yaptığını söyledi. Sezen lan bu, Sezen Aksu. Ben de "İmzalar verirsin bi dahaki buluşmada" dedim.

Kelime oyunu yaptı bana.
-Bana kelime oyunu yapma, kalemim iyidir.
+Aaa görmek isterim öyle bi şeyi. Kalem madem iyi.
-Kitabım çıksın imzalar yollarım.
+Harbiden isterim
-Kitaplık bi durum yok da kendimce blog tutuyorum
+E, ver okuyayımç
-Orospuluklarımı yazıyorum utanırım.
+Hahah harikaymış.
-Öyledir :) Seni de yazarım okursun.
Dedim ve blog tuttuğumu söylemiş bulundum. Öyle de boş bulunabiliyorum. Napsam versem mi blogun linkini? Adam benden soğumasın sonra?

Ben Karaköy'e inip tramvaya binip eve dönecektim ki Galata'ya doğru inerken annem aradı. Teyzeme gidiyomuş, beni de çağırdı. Teyzem nerde mi oturuyo? Sefaköy! Aman, tanrım! Tekrar meydana yürüdüm. Metro-Mecidiyeköy-Metrobüs-Sefaköy. Yolum çok uzundu.

Ama salak kafam, meydana kadar yürüyeceğime Şişhane'den metroya binsem nolurdu sanki? Salağım işte.

  • Geçen gün Sarı'yla oturduğumuz bi kahveciden kalkarken iş başvuru yaptım. İlgilenen kadın olumlu baktı CV'mi bi yere göndermişler, ordan haber bekliyorum (gelmedi)
  • Evden taşınıcaz ama hala ev bakmadık.
  • Annem bana kedi sözü verdi. Yuppi! Kedime isim bile buldum.
  • Dersane hala çok sıkıcı.
  • İzlemeye başladığım ama 10 dk sonra kapadığım bi milyon tane filmim oldu. 
  • Dersane bitse nolur?
  • 21 aralığa da az kaldı. Ne bok yiyeceğiz bacılar?

Well
I guess it would be nice if I could touch your body
I know not everybody has got a body like you
But I've got to think twice before I give my heart away
And I know all the games you play because I played them
Too
Oh
But I need some time off from that emotion
Time to pick my heart up off the floor
Oh
When that love comes down without devotion
Well
It takes a strong man
Baby
But I'm showin you the door
Because I've got to have faith
I've got to have faith
Because I've got to have faith
Faith
Faith
I've got to have faith
Faith
Faith
Baby
I know you're asking me to stay
Stay
Please
Please
Please
Don't go away
You say I'm giving you the blues
Maybe you mean every word you say
Can't help but think of yesterday
And another who tied me down to loverboy rules
Before this river becomes an ocean
Before you throw my heart back on the floor
Oh baby
I reconsider my foolish notion
Well
I need someone to hold me
But I'll wait for something more
Yes
I've got to have faith
I've got to have faith
Before this river becomes an ocean
'Cause I've got to have faith
I've got to have faith

14 yorum:

  1. 21 Aralıkta hiç bir şey olmayacak bu da tıpkı milenyuma girerkenki olacak hurefelerden birisi :P

    *bence sen çoktan blog adresini verdin bile

    *HaTiCe hiç iyi olmadı sana :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok vermedim be. hemen verir miyim? ısrar etsin biraz :P

      HaTiCe benim bebeğim, yakında evleneceğiz.

      Sil
  2. Boynuzlandığımı okumak içler acısıydı dayanamiciiiim. :D :D :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen benim kalbimin en güzel yerindesin, hiç kimse senin yerine geçemez. :* :*

      Sil
  3. İzmir'e bekleriz hepiciğinizi nasılsa burası kıyametten etkilenmeyecekmiş :)

    YanıtlaSil
  4. O Gayciğime katılıyorum bu HaTiCe erken geldi sana...

    ama tabi senin hayatın, kararları sen vereceksin, takıl bakalım...
    bir de buloğunun adresini vermek neden kötü bir şey olsun ki! o adam da seni evine almış sonuçta.. o sana özelini açmışsa...

    YanıtlaSil
  5. artık iyice kafamda sevişgen genç olarak bellendin, haberin olsun :)

    YanıtlaSil
  6. ay ben kıyamıyorum bu çocuğa o yüzden size şikayet ettim bi kulağını çekin diye. bana başçavuşun eşşeği muamelesi yapan bütün okuyuculara tü yazıklar olsun!!! kız kötülüğüne mi istiyoruz sanki.
    patrick bebeğims, tatlıms kır dizini biraz evde otur.
    kocaman öpüyorum seni :*

    YanıtlaSil
  7. bence blogunu adresini verme verenleri gördük sonu trajik sonla bitiveriyor sonunda sevişmenede sevindim bayağıııı kuzu
    metrobüs şöförlüğü yaptırıcam sana artık bu kadar gezmeye anca

    YanıtlaSil
  8. 21 ARALIĞI S** ET KUZUM YOK ÖLE BİR ŞEY :) SEVİYORUM SENİN OYOSPPULUKLARINI AHAHHA GÜZEL BİR GÜN GEÇİRMİŞSİN DEVAMI GELİR İNŞ. AY DARISI BASIMA YANI MUHAHH

    YanıtlaSil
  9. "-Orospuluklarımı yazıyorum utanırım.
    +Hahah harikaymış.
    -Öyledir :) Seni de yazarım okursun."

    Blogunu yeni keşfettim ama takipte kalacağım :)

    onurollstyle.com

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.