31 Ağustos 2012 Cuma

İlker Çakmak'la İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği Hakkında

İlker'i ilk Trans Onur Yürüyüşü sonrasında tanıdım. ABBO'ın arkadaşıydı, benim de arkadaşım oldu. "HARİKA ADAM" dediğim adam işte İlker. Şu Taksim'de evi olan, evinde de üç kedisi olan. Rüyamda İlker'le röportaj yaptığımı gördüm, sordum, kabul etti ve yaptık. Sorular uzun süredir hazırdı ama anca çarşamba (29.08.12)  günü laptopumu kapıp derneğe gidebildim.




Soldaki İLKER, sağdaki ise ben
ve benim fotoğraf çekinmeme triplerim
Önce İlker'i tanıyalım:

-Kendini bi kaç cümleyle tanıtabilir misin? 
1972 İstanbul doğumlu, Eşcinsel erkek, zaman zaman queer

-Çevrenden farklı olduğunu hissettiğinde kaç yaşındaydın? İlk kime açıldın?
Ortabire gidiyordum. Yaklaşık 11 yaşlarında. 

-Kimleri örnek aldın?
Anneannemle, dayımı

-İlk tanıştığın LGBT birey kimdi?
Seks yaptığım kişiydi. Taksim parkında. Bi kalabalık vardı. Aralarına gittim. Çok yaklaşmadım ama. Biriyle tanıştım. Birlikte bi yere gittik, kuytu bi yere ama orası kuytu değilmiş başka bir sürü insan var. Hepsi onların şey; ya eşcinseller ya da eşcinselle birlikte olmak isteyenler. Çünkü o zamanlar klüp yoktu. Vardı da 18 yaşından küçük olduğumuz için klüplere giremiyoduk. Klüplerden haberim yoktu zaten.

(BENİM DE HİÇ HABERİM YOK lol)

-İstanbul LGBTT'nin kurucularından olduğuna göre aile açılma sürecini geçmişsindir. Peki bu süreç senin açından nasıl geçti, ne gibi zorluklar yaşadın? 
Ailemde yalnızca kardeşlerime açıldım. Çünkü zaten annem ve babamla birlikte yaşamadım hiç.  Ama kardeşlerimle tehdit üzerinden yürüttüğümüz bi ilişkimiz olduğu için, her konuyu tehdit haline getirdikleri için, bunu anlattım açık açık "ve bu tehtid konusu olmamalı" dedim. 4 kardeşiz, üçüne de söyledim.
Okuldaki arkadaşlarım da bilirlerdi lisede. Lise sonda öğrendiler tabii ki. Çünkü lise sonda gey kulübe gitmeye başladım. Zeki Müren'in adamlara köfte yapışını izliyordum sonra okula gidip zavallı yaşıtım olan erkeklerin, kızların etek boyundan nasıl iştahla bahsettiğini duyunca duyunca -çünkü dalga geçiyorlardı benimle, yeteri kadar "erkek" değildim onların gözünde- "sizler hala etek boylarını tartışıyorsunuz, ben kulüpte Zeki Müren'in adamları nasıl boşalttığını seyrediyorum" deyip hiç zorluk çekmedim açılma konusunda.

-Ailenden en büyük destekçin kimdi?
Kuzenim. Çünkü o da eş cinseldi. Şimdi trans oldu.

-Herkes küçükten doktor, avukat, öğretmen vb şeyler olmak ister ya sen ne olmak isterdin, şimdi ne iş yapıyorsun?
Hiçbir şey olmak istemedim. Restorasyon okudum, arkeolojiyi sevdiğim için. Ama ismimin başına, ortasına sonuna bişey gelsin istemiyordum. "Hiç" en sevdiğim kelime. O yüzden büyünce "şunu olucam" diye bişey yoktu aklımda.
Şimdi İstanbul LGBTT'de gönüllü olarak çalışıyorum. Ayrıca para kazanmak için yaptığım başka bazı işler de var. Gene vakıflarda falan çalışıyorum. Vakıf işi yani.

-Evlilik diyince aklına neler geliyor?
Evlilik mi? (korkmui bi yüz ifadesi) Ben evlilik kurumunun tümünün karşısındayım. Geleneksel aile yapısının katledilmesini istiyorum. Bütün yaşadığımız zorlukların "geleneksel" aile yapısı yüzünden kaynaklandığını düşünüyorum.
Evlilik, evet hakkımız olmalı. Hakkımız olsa da ben evlenecek insanlardan biri değilim. Çünkü tek eşliliğe de inanmıyorum.

-Çocuk sahibi olmak?
Birisini evlat edinmeyi düşünebilirim eğer yasalar izin verirse. Fakat "Kendi kanımdan ille de çocuğum olsun" fikri bana faşistçe geliyor.

-"İşte bu benim hayatım" dediğin kitap, film, belgesel, şarkı,  değin bir şey var mı?
Üç Aynalı Kırk Oda - Murathan Mungan
Benim Adım Kırmızı - Orhan Pamuk


Dernekle ilgili sorular:

-Facebook'taki dernek sayfanızda derneğin bi grup arkadaş tarafından kurulduğunu yazmışsınız. Peki bu "bi grup arkadaş" neden başka bi LGBTT derneği altında çalışmayı istemediler de İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği'ni açmayı düşündüler?
Bizim İstanbul LGBTT ismimiz lezbiyen, gay, biseksüel, travesti ve transeksüel olduğu halde trans sorunlarıyla ilgili çalışıyoruz. Çünkü zaten LAMBDA eşcinsel sorunlarıyla ilgili çalışmalar yapıyor. KAOS GL de öyle Ankara'dan.
İstanbul'da Translarla ilgili bi dernek yoktu. Ayrıcı burayı kuran arkadaşların bir kısmı zaten LAMBDA'da sorun yaşayıp, ayrılıp burayı kurdular. O yüzden başka bir derneğin altında çalışma gibi bir durum söz konusu değil. En azından geçmişte öyleydi. Bundan sonra ne olur bilemem.

-İstanbul LGBTT'i diğer derneklerden ayıran nedir?
Biz sokak örgütüyüz. Bağımsızız. Proje yazmamaya çalışıyoruz. Uluslar Arası Af Örgütü afiş giderlerimizi karşılıyor. Sokağa çıkıp gösteri yapıyoruz. Neredeyse her konuda hiç nazlanmadan sokağa çıkıp gösteri yapıyoruz. Üstelik hani karakolların önünde, Akp Şişli Binası'nın önünde, Ankara'da Meclis'in önünde... Bence diğer derneklerden farkımız bu; hiç bir akedamik çalışmamız yok, o yüzden de rahatız.

-Dernekte bir gün nasıl geçiyor? Derneğin kapısı  herkese açık mı? Dernekte insanları nasıl bi ortam bekliyor?
Derneğin kapısı 15:00'da açılıyor. Çünkü sex işçileri ancak o saatlerde uyanıp eğer geleceklerse derneğe geliyorlar. Kondom almaya geliyorlar ya da başlarına kötü bişey geldiyse bununla ilgili görüşmeye geliyorlar. Akşam 7'e kadar, pazar günü haric her gün açık burası.

(Patrick'in notu: Dernek keyifli. Her gittiğimde farklı insanlar oluyor. Onlarla konuşuluyor, sosyalleşmek için güzel bi yer. Tabii derneğe çok kalabalık gitmemek lazım. Küçük bi yer olduğu için çok fazla ses ve doğal olarak kargaşa oluyor.)

Dernek'ten EBRU
-Çalışmalarınızın daha çok Transeksüeller ve Travestiler üzerine olduğunu biliyoruz LGB bireyleri unutmuyorsunuz tabii ki de. LGBTT'ler için neler yaptınız, neler yapıyorsunuz? 
Doktora ya da avukata yönlendiriyoruz. Polisin verdiği cezalara karşı dilekçeler yazılıyor. Dava takibi yapmaya çalışıyoruz. Üniversitelerde Sex İşçiliği ile ilgili toplantılar/paneller düzenlendiğinde konuşmacı olarak katılıyoruz. Çünkü sex işçiliğinin meslek olarak tanınmasını ve diğer çalışanların kullandığı hakların tümünün sex işçilileri için de kullanılır hale gelmesini istiyoruz. Sex işçileri sendikası kurulmalı, sex işçileri yapacak kişilere yer gösterilmeli ki sağlık ve güvenlik içinde çalışabilsinler.

-Neler yapacaksınız?
Şu ana kadar yaptığımız işlerden farklı bir şey yapacağımızı zannetmiyorum. Çünkü transların hala hayatları söz konusu, "bizi öldürmeyin" aşamasındalar. Sokağa çıktıkları andan itibaren ayrımcılığa maruz kalıyorlar; alışveriş yaptığın yerlerde, ev kiralarken, doktora gittiğinde, polisle muhatap olduğunda, resmi dairelerde... Çünkü görüntün ve kimliğin arasında tezat oluşuyor. Bunu ya hizmet vermemek için kullanıyorlar ya da aşağılamak için. Bunların değişmesi gerekiyor. İlerde de yapacağımız şeyler bunlar.

-Trans Onur Haftası'nı düzenlediniz. Katılanlardan biri de bendim. Gayet de güzel geçmişti.
Trans Onur Haftası'nı üçüncü kez düzenledik. Lambda'nın düzenlediği İstanbul Onur Haftası'nda kendilerini ifade edemediklerini düşündükleri için Transların talebi doğrultusunda yapıldı Trans Onur Haftası ve Yürüyüşü. Daha görünür olmak, üstelik kimliklerinden utanmadıklarını göstermek, ısrarla görmezden gelinmelerine karşı seslerini duyurmaya çalışıyorlar.


-Peki kimlerle çalışıyosunuz?
Diğer LGBTT örgütleriyle çalışıyoruz; Kaos GL, Lambda, Pembe Hayat, Siyah Pembe Üçgen, SPoD, Eskişehir Mor El, Hebun Diyarbakır, Devrimci Anarşist Faaliyet, Sosyalist Feminist Politika Derneği, bi kaçtane sol örgütle. Zaman zaman BDP'yle, BDP'nin İstanbul temsilcileriyle. CHP destek olmaya çalışıyor ama samimi olduklarını düşünmüyor kimse.

-BDP samimi mi?
Ben inanmıyorum politik partilerin LGBTT'lerle ilgili düşüncelerine. Çünkü seninle konuştuklarında herşey çok güzel, söylenen her şeyi destekliyorlar, onaylıyorlar fakat iş eyleme gelince hepsi gerilim yaşıyor ve ses çıkmıyor ondan sonra.

-Derneğinizin kaç üyesi var, dernekteki iş bölümleri nedir?
Derneğin üyesi çok az. Çünkü derneğin üyesi olursa resmi olarak, düzenli olarak, para toplamak gerekiyor. O para toplansa da toplanmasa da o para üzerinden vergi kesiliyor. Ve biz LGBTT bireyler olarak böyle şeylere önem vermiyoruz. O yüzden üyelik kısmını olabildiğince az tutuyoruz.

İş bölümü yok. Herkes her işi yapıyor; ofis temizlemekten, gösteri yapmaya, pankart hazırlamaya, slogan attırmak, yürüyüş düzenlemek, görüşme yapmak, okullarla konuşmak. Herkes bir iş bulduğunda ve kimin fırsatı varsa o işi yapıyor.

Derneğin resmi olarak bi başkanı var, fakat o sadece resmi başkan. Düzenli olarak başka birisi başkan seçiliyor. Çünkü dernekte kimsenin kimseye üstünlük kurmasını istemiyoruz.

-İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve bi kaç şehirde daha LGBTT dernekleri var. Ama LGBTT'ler her yerde. Bu dernekler ne zaman yurt geneline yayılacak? Bulunduğu ilde dernek olmayanlar, örgütlenmek isteyenler ne yapmalı?
En yakın ildeki derneğe gitmeliler. Ya da bir araya gelip kendileri dernek kurmalılar. Dernek kurmak şart değil, sivil toplum girişimi olarak da kalabilirler. En azından dernek kurmadan önce insanlarla iletişim kurmalarını sağlıyor.

-Aşk örgütlenmekse; örgütlenmek için derneklere üye olurken nelere dikkat etmeliler?
 Bence üye olacağın derneğin gönüllüsü de olmalısın. Zaten bir süre birlikte çalıştıysan, vakit harcadıysan, derneğe üye olmalısın. Öyle moda diye ya da o dernekten çok bahsediliyor diye o derneğe üye olmak garip.

İSTANBUL LGBTT DAYANIŞMA DERNEĞİ'nin bağlantıları:
facebook sayfası
twitter
internet sitesi
eposta: istanbulgbtt@gmail.com



İlker'e sorularıma cevap verdiği için,
Anlatsam Bi Bok Olmaz'a fotoğrafları çektiği için
Denekteki insanlara hoş sohbetleri için
Teşekkür ederim.


5 yorum:

  1. hoş olmuş, emeğine sağlık güzel insan ;)

    YanıtlaSil
  2. Çok ilginç ve bilgilendirici bir röportaj olmuş..
    Ama keşke önceden hazırladığın sorularla birlikte, gelen cevaplara göre anlık sorular da sorsaydın..

    Mesela ben "kimleri örnek aldın?" sorusuna "dayımı" cevabı geldiğinde, dayısının onun hayatını ve kişisel gelişimini nasıl etkilediğini, hayatında nasl bir rol model olduğunu merak edip sorardım..

    Ama sanırım sen kişisel bir röportajdan ziyade, derneğin kurumsal yapısına odaklanmışsın..
    Yine de bu güzel çalışmayı bizlerle paylaştığın için teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında öyle sorularım da oldu. dediğin gibi amacım ilkeri tanıtmak olmadığı için üstünde durmadım

      Sil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.