8 Ağustos 2012 Çarşamba

Ankara'dan Werther geldi, İstanbul'da bayram havası



26 temmuzdan bu yana kendimle ilgili bişey yazmamışım. Yazasım gelmiyo, canım istemiyo. Yazacak şeyler oluyo ama yazamıyorum bi türlü.

Geçenlerde sevgilimle aramızda küçük bi tatsızlık oldu ama geçti. Mutluyuz şimdi.

Tercih dönemi geldi, geçti. Hacettepe'ye gidip kömürcü mü olsam yoksa Ege'e gidip bahçıvan mı olsam derken tercih yapmadım. Bana kalsa evden gitmek için bi yerler yazardım ama annem bi sene daha hazırlanmamı istediğim yere gitmemi istedi.

Dün 2 dersaneyle görüşmeye gittim. Teki orta okulda gittiğim eski dersanem. O zamanki mğdğr yardımcısı şimdi müdür olmuş. Direk bana %50 indirim yaptı. Ders saatlerini falan konuştuk işte.

Öteki dersane ise orta okuldaki dersanemin müdürünün yeni açtığı dersane. O adam da tanıdı beni. O da nerdeyse %50 indirim yaptı gibi. Ama bu dersanenin ders saatleri falan beni daha çok etkiledi. Daha düzenli gibi geldi. Karar verebilmiş değilim hangisine gitsem diye.

Geçen gün 1 senenin ardından (Mezuniyet alışverişimi saymıyorum, bi bok anlamadım çünkü ondan) alışverişe çıktım. Allam, yeni giysiler almak ne kadar güzel bişey. İnsan nasıl rahatlıyor anlatamam. Gözüne kestirdiğin bişeyin "Acaba bedeni var mı?" sorusunu özlemişim ya. Ciddi ciddi özlemişim. En kısa zamanda yine çıkmalıyım alışverişe.

Geçende msn'den Werther'le konuşurken İstanbul'a gelceğini söyledi. "Gelince gezdir bi gün" dedi yüzsüzce. Yapacak bişey yok diyip gezdiririm dedim. İşte bugün buluştuk. Eminönü'ndeki Kadıköy Vapur İskelesi'nde buluşucaktık. Ben tramvaydan inince ordaki iskelede bekledim meğersem balıkekmekçilerin orda bi iskele daha varmış ve ordan gelmiş Werther. İki saat onu aradım, aradım ama bulamadım. Sonunda buluştuk işte.

Galata'yı merak ediyomuş. Galata'ya gittik. Orda kahvaltı yaptım ben. Oturduğumuz börekçiden etrafa bakındı, beğenmiş Galata'yı. Galata'dan İstiklal'e çıktık. Ordan Gezi Parkı, Cihangir derken yine İstiklal'e geldik. Yemek yedik.

Bana fal sözü vardı. Tekrar Galata'ya indik. Galata'da Sarı'yla benim çok sevdiğimiz küçük bi kafe vardı oraya oturduk. Kahve söyledim işte. Baktı ama ne bakış! İçimi kararttı. Bi tane güzel bişey söylemez mi? Yok, söylemedi. Fal için tekrardan teşekkürler. Ha bi de bana bileklik aldı. "Vaka vaka bilekliği" diyo :) O'nu yine vapura bıraktım.

Eminönün'den tramvaya binmeyi götüm yemedi o kalabalıkta. Tekrar Taksim Meydan'a yürüdüm. Yürürken Terkos Pasajı çarptı gözüme. Depp'li tişört vardı orda ama baskısı kötüydü. Kate Moss'un seksi bi pozunun oldu bi tişört beğendim onun da baskısı kötüydü. Bi tane Pink Floyd bi tane de The Beatles tişörtü aldım.

Acayip Pink Floyd hayranı olan Lennon'a "Terkostan Floyd tişörtü aldım, ağla şimdi" diye mesaj attım. Tabii o cevap verene kadar ben Demirören'e gelmiştim. Taksim'deymiş o da. Oturdukları yere gittim onu görmeye. Ne zamandır görüşmüyoduk. En son Onur Yürüyüşü'nde görmüştüm o da 5-10 saniye bişeydi. Özlemişim valla. Ayak üstü dedikodu yaptık biraz.

Tekrar meydana doğru yürümeye başladım. Bi kız önümü kesti.
-Türk müsün?
-Evet
-Cidden Türk müsün?
-Evet.
-Burs, yardım, dergi, para (bişeyler geveledi ağzında)
-Sadece akbilim var
-Zengin birine benziyodun oysaki tipine bakınca
-A, pardon nakitim yok. Kredi kartı geçiyo mu?
-Ben de 50 lira falan atarsın diye düşünmüştüm
-Yok, olsa...

diyip ayrıldım. Tatlı bi kızdı. Zengin miyim lan ben? Bana burs versinler! Lennon da bugünkü tipimi beğendi. Yeni aldığım slimfit kot pantolonumu giymiştim, üstüme de bol maymunlu bi tişört. Hoş giyinmiştim yani ;) İstiklal'de bi de Hümeyra'yı gördük. Allam, nasıl tatlı bi kadındır o. Küçücük bişey. Kırmızı pantolonu falan vardı.

İşte sonunda meydana geldim. Bu arada Taksime Gelmişken Anlatsam Bi Bok Olmaz'ı da göreyim dedim, mesaj attım evde mi acaba diye ama cevap vermedi İBNE! Metro,otobüs, dolmuş arasında gidip gelirken dolmuşa bineyim dedim, daha kısa sürerdi. Bindim dolmuşa. Yarı yolda ne göreyim yanlış dolmuşa binmişim. Siktir! Zaten giydiğim ince tabanlı ayakkabılarım yüzünden ayaklarım sikildi bi de yolu daha da uzattım. Neyse indim dolmuştan. İndiğim yer de sevgilim evinin orada. Hemen mesaj attım. Bakkala çıkmış o da. 2 dakika görüşebildik. Sonra eve yürüdüm. Yürü alla, yürü. Bitmedi yol bi türlü.

Ayak ağrımdan ölebilirim.
Ha bi de biri Werther'e SARIŞIN bi herif bulsun! Her sarışına yiyecekmiş gibi bakıyo.

Güzel yorucu bi günün ardından yazılan post da bu kadar oluyor.

Öptüm anacım!

8 yorum:

  1. Kizilkayalarin fotosunu çekip benim de canımı çektirdin bu kadar seyin üstüne birde yavrusum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama onu yapmasaydım ölür giderdim

      Sil
    2. Allah korusun deli :) ıslak hamburgerrrrrr istiyorummmm :(((

      Sil
    3. ıslak hamburger kölen olsun gel sana alayım, hatta ıslak hamburger dükkanı olan birini ayarlıym ben sana annem sen hiç üzülme :D :D :D

      Sil
  2. O yolda soru soranlarla ne diyaloglarımız var bir bilsen.Kendilerinde kesip biçiyorlar tip seçip yapışıyorlar .Kurtulmak için yer arıyorum.

    YanıtlaSil
  3. lafa Türk' müsün diye dalınır mı yahu kıza bak sen :D

    YanıtlaSil
  4. ahahahaha :D Ben sana tramvaya bin hemen git demiştim, sakalımız yok ki sözümüz geçcin :D sormayın dostlar bi de yolumuzu bi balici kesti. O da ayrı bi olaydı :D Bu arada fal modum yoktu dün, hiç beğenmedim kendi performansımı :D waka waka bileklıklerimiz çok güzel amaaaa :D istiklal sarışın cenneti beni ölünce oraya gömün ahahaha :D tekrar teşekkür ederim patrick her şey için :)

    YanıtlaSil
  5. Kız işi biliyor ama zengine benziyorsun ne demek :) ilk önce seni zengin olduğuna inandırıyor sonra da inandığın o zenginliğini elinden alacak :) zenginsin ya yardım edersin artık heahae

    vallahi güzel ve çok yürümeli bir gün olmuş.. ABBO hala yaşıyor mu oralarda :)

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.