2 Temmuz 2012 Pazartesi

ONURUMUZ İÇİN ONURSUZCA(!) YÜRÜDÜK

Aylardır beklediğim gün en sonunda geldi çattı. LGBT Onur Yürüyüş günü.

Nasıl heyecanlı olmayayım ki kaç ay önceden ne giyeceğimi bile belliydi. Kırmızı diye aldığım PEMBE pantolon.

Bigay'in ayarladığı blogger buluşması da yanında kaymaktı.



Sabah kalktığımfa 11 gibiydi. Kahvaltı yaptım, hazırlandım derken saat oldu 12. Annem düğüne gidecekti ve duşa girdiğinde dolabımdan pembe pantolonumu çıkardım hemen. Taktım ütüyü fişe başladım hemen pantolonu ütülemeye. Etiketleri bile üstünde duruyodu pantolonun. Hemen attım sırt çantama. Bi tane tişört ve kalem kutumu da koydum.Belki tişörtü boyarız, üstüne yazı yazarız falan diye.

13.10 gibi çıktım evden. Otobüse gittim. Günlerden pazar, ya trafik varsa? Alla boku yerdim. Geç kalınır mı yahu? Durağa gitmek 10 dk, 10 dk'da otobüs bekleyince benim götüm tutuştu zaten. Geç kaldım, diye kafayı yedim resmen kendi içimde. Neyse ki trafik yoktu ki hayatımın otobüsle Taksim'e gittiğim en kısa zamandı.

Bü küçük canavarlar da bizimle beraberdi.
Burger'ın önüne gittim. Sean'la orada buluşucaktık. Sean'le buluştuk Bigay de az aşağıda Çilekli ve Kaldırımla bekliyomuş. Onların yanına gittik. Ordan bi kafeye geçip oturduk. O Gay, Ben de... geldi, Anlatsam Bi Bok Olmaz ve bi arkadaşı geldi, Kaldırımın bi arkadaşı geldi, Kaytan Bıyık'ın sevgilisi geldi. Derken kalabalıklaştık birden.

Saat 17.00'e az kalmıştı ki ben tuvalete çıktı ayağımdaki kotu çıkarıp pembiş pantolonumu giydim. Ve Onur Yürüşüne hazırdım artık.

Meydan'a gittik. Öh, bu ne kalabalık ayol! Herkes mi gay, lezbiyen, transtır bu ülkede. Türkiyeden gelenler yetmiyomuş gibi bir ton da gavur vardı. Anacım gidin kendi ülkenizde yürüyün. Çok ses yapıyorsunuz burda. Kimlik yaşım 17 olabilir ama kafam ses kaldırmıyor. Yaşlandım artık!

Sırrı Süreyya'nın siyasetine veyaptıklarına hayran biri olarak bir kez daha söylüyorum ki LGBT politikasına  inanmıyorum, inanamıyorum.
Bi anda kendimizi o devasa gökkuşağı bayrağının altında bulduk. Tanrım, ne sıkıcı bi yerdir. Bana afakanlar bastı, nefes alamadım bi an. Ve bayrağın altından çıkınca rahat bi nefes aldım.

Haftada bi iki kere yürüdüğüm İstiklal Caddesi neden bitmek bilmez bu yürüyüşte? Tamam güzel eğleniyoruz falan ama tepede güneş piştik ama. Tanrım, ne olurdu şu ibnelere serin bi hava lütfetseydin?!

Ve en sonunda kendimizi tünele attık. Yere oturduk, uzandık, yattık. Ebemiz sikildi artık yürümekten ne yapalım. Bi de her yeni tanıştığım insana "A, sen de mi ibnesin? Çok ayıp!" dedim. Çok eğlendim yahu.

Yürüyüş güzeldi, hoştu ama çok kalabalık olduğu için sloganları duyamadık, eşlik edemedik. Bi de bando ekibinin yanına gitmeyi çok istedim ama gidemedim bi türlü. Dans edesim vardı oysa ki. Bi ara ilk okuldan bi arkadaşımı gördüm. Elimde gökkuşağı bayrağı vardı ve ben onu eve getirecektim ama kime verdiysem bana geri dönmedi! Çok üzülüyorum!
bando ekibinin görünen az kısmı. ekibin adını biliyodum da unuttum :(

Yürüyüşte anlatılacak çok da bişey yok aslında. Dans ederek, gülerek, eğlenerek, insanlara ne kadar ÇOK olduğumu göstererek, her yerde olduğumu hissettirerek, bizim de bi söz hakkımız olduğunu gözlerine soka soka yürüdük.

Gelelim blogger kardeşlere. Kim ne yapmış, kimin nesi varmış. Dedikodularını yapayım azıcık.

Bigay: Herkesin böyle bi arkadaşı olmalı. Bi de bana bi hediye almış, mızrak gibi. Baştan kalem zannettim yazmaya çalıştım ama yazmıyo. Ne olduğunu kendileri de bilmiyo kitap ayracı dedi ama bilemedim. Ucu sivri bişey. Acaba neyi ima etmek istiyo? Bu çocuk geymiş inanabiliyor musunuz? BiGay bi de hepimize kondom dağıttı. Düşünceli arkadaşın hali bi başka.

Çilekli Gay: Aynı çilekli bi değişikliği yok. A, aaa. Çilekli de geymiş o.O

Anlatsam Bi Bok Olmaz: Bu adamı sevmiyorum ben ya! Nasıl itici, nasıl çirkef öf anlatamam! Şaka ha ciddi sanmayın. Azcık sinir olsam da seviyorum. Niye sevmeyeyim ki! Valla seviyom, billa seviyom. Yumurta şeklindeki çıngırdakımtırak şeyleri çok güzeldi. ABBO, travesti değil.


Anlatsam Bi Bok Olmaz'ın hetero kız arkadaşı: Bence hetero falan değil, lezbiyen. Hatta trans kadın bile olabilir asadafasa.


O Gay, Ben De...: Aslında yürüyüşe katılmıcakmış ama beni kırmamak için katılmış. Nasıl mutlu oldum. Teşekkürler tekrardan. Eğer insanlarla biraz vakit geçirdikten sonra nasıl biri olduklarını az-buçuk anlayabiliyorsam O Gay; Mutlu anında yanına koşup heyecanla heyecanlı mutluluğunu paylaşabileceğin, üzüntülü anında kafanı göğsüne dayayıp derdini anlatacağın birisi. Valla bayıldım kendisine. 


Haplo: Bi ara yürüyüşte karşılaştık, selamlaştık, öpüştük falan. Sonra kayboldu ortalıktan. Sonra yine karşılaştık, sonra yine kayboldu. İki lafın belini kıramadık ya ona yanarım. O da geymiş ayrıca, kızlar üzgünüm.


Sean Ian: Ne yalan söyliyim ben de SEAN'in adı değil de nickname'i olduğunu düşünmüştüm. Çok konuşamadık o yüzden ne desem yalan olur. Geymiş, şok oldum.


Arnavut Kaldırımı:  O da geymiş. Valla sevdim ben bu delikanlıyı. Sohbeti hoş, kendi hoş. 


Arnavut Kaldırımı'nın arkadaşları: O kadar çok arkadaşı geldi ki bi in İstanbul'daki bütün geyleri tanıdığını düşündüm. Bi arkadaşı var dı ki böyle sakallı bişey ipadiyle fotoğraflarımızı çekti, canıms ya.


Miss Maria: Pistis yok diye üzülüyorduk ki yerine Maria geldi. Tamam Pistis kadar çılgın olamaz ama çok eğlenceli bi kız. Lezbiyen değilmiş ama olması yakındır. Ama ben onu transerkek yapmayı düşünüyorum. İyi ki gelmişsin kız buluşmaya.

Kaytan Bıyık: Ne yürüyüşe, ne buluşmaya geldi ama öğrendiğim kadarıyla bıyığı yokmuş. Çok şaşırdım.

Kaytan Bıyık'ın sevgilisi: Allam nasıl iyi bi adamdır. Sanki kanatlarını çıkarıp dünyaya yollanmış bir melek. 

Acemi Gay: Fazla muhabbet edemedik, o yüzden ne diyebilirim ki?

Ve işte Onur Konuğu:

LODOS: İşte bütün günün en önemli misafiri benim için Lodos'tu. Lodos mu kim? Ne blogger, ne de insan. O çok tatlı bi yaratık. Maria'nın 1.5 aylık erkek köpeği. Kesin gey. Bütün erkekleri yalayıp durdu. Bi ara çükünü de yaladı, gördüm, şahitlerim de var. Ben de bi hayvan istiyorum. İnsanın bütün kötü enerjisini alıyor. Bütün gün sevgim, bütün bi yıl da sevebilirim. Seni çok sevdim tatlı şey! Benimle evlensene?

Bu ülke ne kadar ahlaksız bi ülke! Herkes eşcinsel! İnanmıyorum.
Ayrıca geylerin canı cehenneme. Bugünkü yürüyüşte kafamı siktiler. Oysa Trans Yürüyüşünde öyle miydi? Ne güzel yürümüştük.

O değil de ben Hayat Erkeği'yle de buluşmak istiyorum. Çok şey istemiyorum ki. Kaç yıldır istiyorum hem buluşmak. Evrene mesaj yolladım bütün gün. Belki Tanrı sesimi duyar. Ama duyacağını hiç sanmıyorum.

***Fotoğraflar FotoAkkaba ve İstanbul LGBT Dayanışma Derneği'nin facebook sayfasından alınmıştır.

19 yorum:

  1. http://umayin.blogspot.com/
    sevgilimin blogudur bu:) ve evet kendisi melek gibin bişeydir:)))

    ben bi önceki günkü buluşmaya geldim ki orda da sen yoktun sevgili patrick. pazar günü başka randevum vardı üniden arkadaşlara. seninle tanışamadık ve evet gerçekten bıyığım yok hatta hiç yok:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık başka zaman görüşürüz. Ama bıyıksız Kaytan Bıyık mı olurmuş?

      Sil
    2. aşağıdaki yorumda görüleceği üzre de efenim bıyıklı olsam beğenmiyorlar:))) kirli sakal evet yakışıyor olduğunu düşünüyorum ama bıyık ıı ıhhh:))

      Sil
  2. Güzel bir yürüyüştü gerçekten. Bir de dediğin gibi çok gürültülü idi, eve gelince başım beynim zonkluyordu. Ama olsun değer :) Gerçi o gürültüye benim de katkı vardı yani

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En çok senin katkın vardı ahahah

      Sil
  3. utandım simdi :) ama hoşuma da gitti melek ilan edilmek.

    yürüyüş için ne desem bilmiyorum ben kendimi Lodos'un kollarında kaybetmiştim, o ne tatlı bir şey öyle kuzucuğum ayları mı geçire bilirim onunla.Patric'im bende sizlere bayıldım arayı açmadan hepinizi tekrar tekrar görmek istiyorum:) VE Kaytan Bıyıkım şükür ki bıyıksız kanına girmeyiniz Aşkımın bıyıksız daha tatlıdır benim Kaytan Bıyıkım.

    YanıtlaSil
  4. O kadar çok gay arkadaşı dediğin insanların biri gay değil zaten. Gaylerden biri ev arkadaşım, biri de biseksüel.

    Diğer gay olanla internetten tanıştım sadece.

    Gerçi tüm gayler yatağımdan geçecek gibi bir felsefem yok değil hani. Ama olsun şimdilik bunlarla idare edeceğiz :D

    Hepsi bir yana yürüyüş gerçekten çok güzeldi. Düdükler çoktu, az olsa iyiydi, belki de olmasa daha iyi olabilirdi. Zira yorgunluğumun temel nedeni o olabilir ya da sabah evden çıkıp gece 12'de dönmem de olabilir, emin değilim.

    Sloganlar parça parça atılmamalıydı, o kötü oldu. Çok bir bütünlük göremedim, ara ara serpiştirilen topluluğu gaza getirmek için görevli arkadaşlar arasında bile bir senkronizasyon yokken bizden beklenemezdi zaten.

    Tabii hiç bir haber kanalına misafir olamayışımız üzdü beni. Çok hem de. Orada 20binden fazla insan toplanmış bir şeyler söylüyor ve sen hala siklemiyor musun haber kanalı? Kusura bakma ama yandaş medyacılığının en boktan halini sergiliyorsun şu an.

    Her şeye rağmen 1 sene sonrasını merakla beklediğim harika bir yürüyüşü geride bıraktık. Çok güldük, çok eğlendik.

    Bizi destekleyen herkese teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. Ya Siz hepiniz çok tatlısınız iyiki tanımışım ve gelmişim yorucu ama güzel bir yürüyüştü =)

    YanıtlaSil
  6. Ughhh bir sonraki bloggger buluşmasında ben de varım.Heberim olasun

    YanıtlaSil
  7. ya bloguma yarın yazıcam aslında izlenimleri mi ama o düdükler halen beynimde çalıyor yahu sessiz bir ortam da fazla öttürdüm herhalde hahaha ayrıca hepinize tekrar tekrar teşekkürler...

    YanıtlaSil
  8. Çok eğlenceliydi en azından arkadaşımla ben bayağ dans etmekten ve düdüğü öttürmekten yorulmuştuk. Ben zaten bir önlerde bir bearlarla takıldım yani :)) sadece tek sıkıntı sloganlardaki senkron sorunu ve iki tekrardan sonra herkesin susması. Onun dışında twitterdeki arkadaşlarla tanışma sosyalleşme cart curt o bayragın altında bir daraldım birara off yani :)
    bir sonraki seneyi iple çekiyorum tabiki ve bende katılıcam sizlere :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili maskgayciğim seni de davet edebilmek için e posta adresini deli deivane gibi aradım; ama blogunda bulamadım.. bulamadığım için özellikle bir davetiye gönderemedim.. e posta adresini paylaşırsan etkinliklerden haberdar olursun ok ;)

      yani seni de aramızda görmek istiyorduk zaten...

      Sil
  9. Bir kere pembe pantolonun inanılmaz yakışmıştı.. Kırmızı ayakkabılarınla çok iyi duruyordu... Normalde de giyebilirsin aslında. Ama benim de babam olsa o pantolonu giydim diye (artık bişi diyemezde) kendi kendini yerdi.. BU ÇOCUĞU YETİŞTİRİRKEN NEREDE YANLIŞ YAPTIK DİYE. O yüzden hala pembe bir pantolonum yok mesela :)

    Yürüyüşe en hazırlıklı gelen Acemi Gaydi sanırım :) Adam evden müzik aleti hazırlayıp gelmişti düşün işte.. Bu arada senin tişört hazırlama etkinliğini kursağında bıraktığım için üzgünüm.. Bir daha ki sefere önceden planlıyalım ne yapacağımızı filan.. Ev oğlanın da bu şekilde istekleri vardı belkim o da gelir ve fikir verir.. Benim hayatımda en yoğun geçirdiğim zaman dilimlerinden biri olduğu için pek o tür şeylere kafa patlatamadım kusura bakma kuzum..

    Ayrıca, beni herkese arkadaş olunacak kişi olarak önermen de ayrıca sevindirdi.. Teşekkürler kuzum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah şu babalar!

      Acemiyim diye bütün blogu kandırıyomuş meğersem :)

      öylesin ama :)

      Sil
  10. ben düdük falan görmedim.
    başım da ağrımadı.
    çok da eğlendim.
    huysuzluğun lüzumu yok.
    tartışmayalım ben bir travestiyim.

    patrick, şu standı sanırım tek başına açmak zorunda kalacaksın. ama destek amaçlı yanında olurum. gerçi benim yanında olmam sana destekten çok köstek oldu bu güne kadar. bi de küçük erosumsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hemen de satış. bunu ödetirim oğlum sana. neyse hafta sonu beni dışarı çıkar da belki standa gerek kalmaz

      Sil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.