5 Temmuz 2012 Perşembe

Kendine hayrı olmayan bi garip Eros'um.


Öncelikle Kıvırcık'tan başlamak istiyorum. Geçende konuşmadığımızı yazmıştım. Nerdeyse 1 hafta konuşmadık. Geçen akşam akşam faceten yazdı:

-Selam kanka
-Selam
-Nasılsın neler yapıyosun?
-Yorgunum (Gay Pride sonrası)
-Benim de canım çok sıkılıyo

Ve ben çıktım faceten. Sonra telefona mesaj atmış "Recep bana Feda tişörtü alıcakmış". Abi, biz bu salakla ne için konuşmadık şu siktiğimin tişörtü için değil mi? Bana ne kardeşim. 3-4 saat sonra gece 2 gibi "Güle güle giyersin o zaman" diye cevap verdim.

Ertesi gün de "Seni çok özledim, Magnum Double Karadut-Böğürtlen yiyordum aklıma sen geldin"li mesajlar atmış. Aramızda bi espri olan "Aklına gelirim aklın gider" dedim. Meğersem İstanbul'a geliyormuş. Bekliyorum "Ne zaman buluşucaz, Beykoz'a gelsene. Ben oraya nasıl gelebilirim çok uzak! Mesajlarını. Öküz-I: Kıvırcık.

Sarı'yla konuştuk. Morali bozukmuş, evde canı sıkılıyomuş falanmış filanmış benim de sıkılıyodu. İçmeye gidelim dedi olur dedim. Ama ikimizin de 30'ar lirası var. 30 lirayla nereye gircez? Dedim Cihangir Parkı'na gidelim hem senin için değişiklik olur hem ucuza getiririz hem de paramız bile kalır. Deniz manzarasını falan söyledim. (Ama asıl neden Cihangir Park'ındaki gey potansiyeli olduğunu söylemedim) Baştan nazlandı "ne o öyle emo gibi ayaklarımızı çarpık yapıp fotoğraf da çekinelim istersen!" falan dedi. Ama öyle bi ortam olmadığını söyledim. Kabul etti.

Dün sabah mesaj atmış:
-Bugün kandil. Bugün içmeyelim, yarın içelim.
-Bugün içince çarpılcan, yarın çarpılmıcan öyle mi?
-Sen inanmıyo olabilirsin ama inananlara saygı duy, dedi.

Ve benim yine sinirlerim gerildi. Ama saygı duy ne demek lan! Sen kendi dinine saygın yoksa, içme denilen şeyi içiyosan ben niye sana saygı duyayım!

Daha sonra mesaj attı. Gezmeye gidelim ama içmeyelim diye. Tamam dedim. Evden dışarı çıkayım da daha ne. Taksim'e gittik. Yemek yedik. Sonra "Beatles'a gidelim bira içelim" dedi. Öh anacım bu ne perhiz bu ne lahanı turşusu derler adama. "Noldu senin dine saygın?" dedim bişey diyemedi. Öküz-II: Sarı

Orçun mode on: Ben iyiyim, insanlar öküz.

Tabii Beatles'a gitmedik, Ağaç Ev'e gittik. Burası için Bigay'e teşekkürler. Çok güzel bi yer göstermiş oldu bana. Terası harika, müzikler harika, sigara her yerde serbest. Oh ne ala. İçtik biralarımızı kalktık Galata'da second hand mağazalara baktık. Çok güzel şapka, gömlek, gözlük falan gördüm. Bi ara alıcam onları.

Sanırsam ikinci defa ABBO'ın Eros'luğunu yaptım. Lanet olsun lan! Bi kere o oku kendim için birine atsam olmaz dimi? (O ok da bana aldıkları kalemtrak tırtıklı şey) Vaz geçtim ben, aşık olmak istiyorum. Yaş, boy, kilo, cinsiyet, hobisi, fobisi, mikseri varmış yokmuş farketmez. Oyun hamurundan kendime bi adam yapıp ona aşık olucam sonuçta. Blogun adını da "Bir Şizofrenin Gizli Bahçesi" olarak değiştirmeme az kaldı galiba.

Evde patlayacak oluyorum. Dantel yapmayı bilen varsa bana dantel öğretsin de çeyiz hazırlayayım. Evlenince koltuklarıma, televizyonumun üstüne falan dantel koymayayım mı yani?

2 yorum:

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.