9 Temmuz 2012 Pazartesi

İçime üç harfli bişey kaçtı; ortadaki harfi "İ"


Öncelikle One Girl'den başlamak istiyorum. Abi nasıl tatlı bi sesi vardı bu kızın. Böyle dinledikçe insan rahatlıyo, huzur buluyo. Tatlı tatlı konuşuyo, susmuyo. Cuma günü konuştuk biraz. Biraz dediğim de 20 dk. Ben telefonda konuşmaktan sıkılan ve en uzun telefon konumşası 5-6 dk biri olarak çok şaşırdım. Zaman geçip gidiyo. Bana İzmir'de iş bulsun, İzmir'e gidicem çalışmaya.

Ve benim en son kankamla -Anlatsam Bi Bok Olmaz- beraber gay cluba gidecektik dün. TekYön mü Love mı diye karar veremedik. TekYön güzel değil falan dedi. Ama benim TekYön'de birini arayacaktım. Belki karşılaşırdık. Ah ulan, bi gün bulucam seni.

Geçen gece eve 4'te geldikten sonra ertesi gün babamın ezcık çemkirmesi ve geçenki tatışmadan sonra o gece eve gelmemeliydim. Taksim'den direk Nişantasına geçer ve şu yazımda anlattığım adamda kalırım diye düşünmüştüm. 1 seneye yakın olsa da arada webcam'den görüşüyoruz. Ve geçen günkü konuşmamızdan sonra onda kalabilirim diye düşünürken bi anda msn'den online oldu. Naber, napıyosun falan dedim. Açıkça sende kalabilir miyim demedim ama kendimi zorla davet ettirmiş gibi bişeyler yazdım. Ki bana hiç bişey yazmadı selamlaştıktan sonra. Sinirim bozuldu ibneye. O sırada Haplo'ya anlattım olayı "ABBO tek kalmıyo mu?" dedi. Sonra ABBO'a mesaj attım ve onda kalcakım.

Evden çıkarken annem rahatsızdı, midesi ağrıyodu. Uzaklara gitme belki hastaneye gideriz dedi. Ben de "yok yea Bakırköy'e falan gidicez" dedim. Çıktım evden. Cevahir'de buluştuk. ABBO'a ayakkabı aradık, sonra aldık bitane. Ve ben hala akşama evde kalmayacığımı söylememiştim. Aradım yolda "Anne biz Taksim'e geçiyoruz. Biliyosun ki Taksim'e gidince eve erken gelmiyorum, babam kızıyo onun için arkadaşımda kalabilir miyim?" dedim. Kimdir, nedir, ben tanımıyorum falan filan dedi. İstanbul Üniversitesinde mühendislik okuyo, mecidiyeköy'de evi var falan diye aklıma gelen ilk yalanları sıraladım. Oldu bittiye getirerek izin aldım.


Arkadaşının evine gittik. Nişantaşı'nın oralardaydı ev. Adam doktormuş ama ben model falan diye düşünmüştüm ilk görünce. Nasıl yakışıklılıktır o öyle yarappim. Tanrım; sen niye bazılarını Yunan Heykel'i gibi yaratırken beni bostan korkuluğu yaptın? Zaten adam bana çokXL olduğu için kendime uygun birini bulmalıydım. Hemen içerdeki başka bi çocuğu farkettim. O da beni farketmiş olacaktı ki gözleri üzerimdeydi bütün gece. Tabii içilen arjantin bardağı büyüklüğendeki bi bardaktaki sert gin-tonic'in de etkisiyle gittim çocuğun yanına oturdum. Cips ister misin, falan filan.


Neyse çıktık evden. Taksiye binmek için durağa doğru ilerlerken birden deja-vu etkisi oldu bende. Amanın bu benim Nişantaşında'ki reklamcının sokağı! Abi ben bu çocuğun numarasını neden sildim biliyor musunuz? Bigay'le adları aynı olduğundan karışmaması için sildim. Lanet olsun bana. 

Taksim'e geçtik. Bi yere gittik. Müzikleri güzel, küçük bi yer. İçtiğim o gin'den sonra bişey içmemeyi düşündüm. Çünkü Love'a gidersek orda içecektim. Şarhoş olmaya niyetim yok. Oh masaların üstüne çıkıp dans etmeler mi dersin, kucak danslar mı dersin, hetero bi clubda bi avuç ibneydik. Dans ettik bayağı, yorulduk oturduk, vantilatörün karşısında bi an kendimizi Marliyn Monroe mu zannetmedik. Ve Love'a gitmedik. Herkes halinden memnundu. Şu kesiştiğim çocuk mekana geç geldi yemek falan yicekti arkadaşıyla. Gelince oturdu. Ben de yanına oturdum falan ama çocukta tık yok yahu. Mehersem heteromuş. Madem heterosun niye beni kesiyosun. Nefret ediyom böylelerinden!

Ben otururken ABBO bi arkadaşını alıp çıktı. Dedim heralde sigara içmeye gittiler falan. Bekle bekle yok. Sonra mesaj atmış, "Biz Harika Adam'dayız istersen gel", kalktım hemen ben de. Tam mekanın kapısından çıktım ki gömleğimi içerde unuttuğum aklıma geldi. O kadar kalabalıktı ki kapı içeri tekrar girmeyi götüm yemedi. 

Hemen Harika Adam'ın evine gittim. Taksim'in göbeğinde ve harika evi olduğunu söylemiştim. Üç tane de kedisi var. Yemek söyledik, canımız midye dolma istedi çıktık evden midye yemeğe gittik. Dolaştık İstiklal'de biraz. Eve geldik. Sabah 7 olmak üzereydi ki uyuduk galiba. Kedilerle uyumak çok ilginç bişeydi benim için. Teki ayak ucumda uyudu bütün gece. 12 gibi uyandım aslında 1 saat uyudum uyandım, sonra yine 1 saa uyudum uyandım. Zaten başkasının evinde uyuyamıyorum, bi de sıcaktan hiç uyunmuyo.

12 gibi kalkmıştım işte. One Girl mesaj atmış onu aradım biraz onunla konuştuk, sonra annem aradı. Üştümü değiştirip çıktım evden. ABBO mışıl mışıl uyuyodu hala. Aklıma İncir Reçeli'ndeki gibi not yazmak geldi. "Bana nefes alan bi canlıyı sevme hakkı vermediler, Ben de midye dolmayı sevdim; Midye dolma sendin, ABBO" yazasım geldi ama dedim ki sonradan "siktir et kim uğraşıcak şimdi onunla dedim.


Harika bi cumartesi gecesi geçirdim. Kıskanın yane!

Bi daha o kadar sert gin içmem, neye uğradığımı şaşırdım. Bana sahip çıksın diye ABBO'nın bi arkadaşına emanet ettim kendimi ama onun kendine hayrı yoktu.

İstiklal'de o sıcakta hafif turladıktan sonra eve geldim. Uyudum, uyandım, uyudum. Akşam oldu, gece oldu.

Bi de şu şarkı bi kaç gündür dilimde;
A a falov a falov yu dip si beybi a falov yu

5 yorum:

  1. Canım benim ufaklikimmmmm yerim seniiii :) karsimdaki insanla alakalı bir durum bu öyle durumlarda tutmuyorum kendimi konistukca konuşuyorum :) kitapçı arkadasimA sordum gecen gün birini ariomusun die ondan ses çıkmadı ;) bakicizzzz muahhhhhh

    YanıtlaSil
  2. benim içim fesatmış. başlıktan sonra aklıma tek bir şey gelmişti halbu ki :D :D

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.