19 Temmuz 2012 Perşembe

Eski Sevgiliden Gelen Mesaj - I


Geçen hafta -perşembe günü- The Amazing Spider-Man' gittim. Aslında o gün çok halsizdim ama annem "git" diyince bi daha bu kadar iyi olmayacağını düşünüp gideyim bari dedim. Hem severim ben Sıpaydi'yi. Ben bu filmi öteki iki filmin devamı sanıyodum. Sıpaydi'yi oynayan çocuk değişti diye çok üzülmüştüm hatta. Meğersem yeni bi seri başlamış. Bunu anlamam filmin ilk yarısının bitmesine yakın oldu orası da ayrı bi konu.

E diceksiniz şimdi; "Bize ne senin salaklığından" dur kız, az sabret neler anlatıcam.

Bi de hayatımda ilk defa Tıridiğ filme gittim. Parasızlıktan değil anneannemlerin orda yoktu, İstanbul'da da gittiğim filmlerde denk gelmedi. İşte öyle heyecanlı heyecanlı izliyodum filmi. Ha bu arada 3D gözlüğü çıkarıp "acaba böyle nasıl görünüyor" diye bakmadım değil hani. Filmin ikinci yarısında duygusal sahneler vardı. Dedim tıridiğ filme gelmişsin ağla da git bari. Ergenler gibi kendimi ağlamaya hazırlamıştım ki tam o sırada mesaj geldi. "Ay sikiyim, iki ağlatmadılar lan!" diye açtım mesajı.


Mesajı okudum, kimden geldiğine baktım. Sonra bi daha baktım kimden geldiğini. Bi daha bi daha derken 10-15kere baktım kimden geldiğine. O'ndan geldiğine inanamadım bi an. Ya da inanmak istememiş de olabilirim.

-Mesaj atsam cevap verir misin?
-Tabii ki veririm
-Nasılsın?
-İyiyim sen?
-İyiyim, nasıl gidiyo?
-Aynı.
-Benim de aynı.

Mesajlar kimden mi? Eski sevgilim Sponge'dan. Ondan şaşırdım bu çocuk niye aylar sonra bana mesaj atar ki diye. Tamam bi iki kere mesajlaşmıştık. "Naber? İyi"den öteye gitmemişti. E doğal olarak merak ettim niye mesaj attı diye. Hemen mesaj attım.

-Gecenin bu vaktinde mesaj atmanı neye borçluyuz?
-Cesaretimi yeni toplayabildim. Merak etme sarhoş değilim.
-Neyin cesareti?
-Seni özlediğimi söylemek istedim.

Yuh, amk! Tıridiğ filme gelmişim olaya bak. Hazırlıksız yakalandım. Ne diyeceğimi bilemedim. O yüzden cevap vermedim. Hemen Sarı'ya mesaj attım. "Birazdan sinemadan çıkıcam, seni arıcam telefonunu açman lazım" Film bitti. Ben hemen anında çıkıp Sarı'yı aradım. Anlattım olayı. Ne yapayım, dedim.

Aslında ben de onu özlemiştim bu kesin bişeydi. Ama emin değildim. Eskisi gibi olmasından da korktuğum için "Eskisi gibi olmayacağını nerden bilebilirim?" diyiverdim.

"Bilemezsin. Ben de bilemem. Bilsek sevmenin anlamı olmazdı. Geçmişte yaptıklarımı düzeltmek için bi şans istiyorum"

Öh, kaldım bi kez daha. Elim ayağıma dolaştı. O sırada eve yürüyorum. Sarı'yla konuştum. Kapadım telefonu. One Girl'ü aradım. Ona da anlattım. Onunla da bayağı konuştuk. Ne yapmak istediğimi bulmama çok yardımcı oldu. Telefonda olmaz bu işler oturun konuşun dedi. Haklıydı. Geçen sefer sırf telefondan yürümüştü ilişki.

Mesaj atıp, buluşup konuşmak istedim. Tamam dedi. Geçtiğimiz pazar buluşmak için anlaştık.


4 yorum:

  1. herşey gönlünce olsun One girl güzel demiş bu gibi şeyler telefonda konuşulmaz

    YanıtlaSil
  2. Durum cidden çok karışık Patrick ama sana bir önerim var,her ne olursa olsun sakın ''eskisi gibi olma''... Eğer kalbi kırık bir şekilde biten ilişkini yeniden külleriyle doğurmak istiyorsa bunun eskisi gibi olmayacağını önce kendi içinde adını koymalısın..
    Üzme kendini düzelir elbet her şey..

    YanıtlaSil
  3. Tadını çıkar yavrum, kimse hiç bir şeyi öteki tarafa götürmiycek. akışına bırak herşeyi. hayatta hayır demeyide bil ama genelde evet de be:D ben böyle yapıyorum akıl vermek haddime düşmez şahsi fikrim;)

    YanıtlaSil
  4. olmas artık...
    geri dönme sakın.
    +
    o vinçleri Osborn binasına doğru dizerkerlen ben de gözyaşlarımı tutamadım. Ne sahneydi lan.

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.