18 Haziran 2012 Pazartesi

küçüktürüç GALATA küçüktürüç



Biri anneme bişey söyleyebilir mi? "Sen öğrenci değilsin artık, sana para yok!" diyip duruyor bana. Acilen iş bulup çalışmam lazım. Ne iş olsa yaparım, ağabey! Şöyle garsonluk olur, kitapçıda falan ne güzel çalışırım. Para kazanmam lazım; dövme yaptırcam, paten alıcam, Timberland alıcam falan. Ama önccelik dövmede. Anneme paten aldırırım, Timberland biraz daha ertelenebilir.

Geldiğimden beri bi Kadıköy'e gittim bi de LYS'e gireceğim yere. Parasızım ya. Evde canım çıktı. Mutfaktan dışarı çıkmıyorum. Evin en serin yeri mutfak. Mutfakta yatıyorum geceleri falan. Mutfaktaki kanepeyle bir bütün oldum artık.

Ha bu arada "MAT-GEO sınavın nasıldı?" diye soran olursa 13 mat, 10 tane de geometri yaptım. NApıyım çalışmadım yani! Neyse bu konuyu kapatalım.

Dün o kadar canım sıkıldı ki evde söylenip durdum "Canım sıkılıyor, gezmek istiyorum" diye ama kimsenin sikine taktığı yok. Artık yeter! Bugün Lennon'ın LYS sınavı vardı sınavdan sonra internet kafeye gitmiş. "Hadi Taksim'de buluşalım" dedi. Annemden zar zor para koparttıktan sonra çıktım. Annem "bekle beraber çıkarız evden" dedi.

3'te Lennon'la buluşacaktık ama 2,5ta otobüslerin ordaydım. Metrosbüs-metro ikilisiyle yarım saatte taksime ulaştım. Bir kez daha söylüyorum; "MECİDİYEKÖY METROSUNA HAYAATIMDA HİÇ Bİ DEFA SAKİN GİRMEDİM, MERDİVENLERDE SAĞDA BEKLEYEN İNSANLARDAN OLAMADIM!" Aklıma Kazu geldi lan. Nerde acaba, ne zamandır bişey de yazmıyo. Merak ettim. Bi arasam iyi olacak.

Her zamanki buluşma yeri olan Burger'ın önüne gittim. Ama önünde yoktu. İçerden çıktı. Bi arkadaşıyla içerdeymiş. Tanıyorum ben de çocuğu. Çok iyi çocuk, severim yani. Oturduk içerde biraz sonra işte dolaştık, Galata, Galatasaray gezdik, oturduk. Yedik içtik.

Lennon' Gakatasaray'da bi kafede otururken çok uykusu gelmiş, eve gitti. Biz de Cihangir Parkı'na gittik. C
Çekirdek falan aldık. Oturduk ordan. Annem aradı arkadaşıyla Gülhane'ye gidiyolarmış. Ben de kalktım Cihangir'den Tophane'ye indim ordam tramvay'la Gülhane'ye.

Gülhane'de bi demlik çay içtik. Ordan Eminönü'ne gittik. Balık yedik. "Hadi gelin size Galata'da bira ısmarlıyım" dedim. Ordan da Galata'ya gittik. Bira içtik. Ve eve döndük.

Ve Galata'yı o kadar çok özlemişim ki. Anlatamam. Benim orada evim olması lazım. Bi ayağımın Galata'da olması lazım. Bu iş olur başka bişey olur bilemem.  Galata'da sanırsam bi butikti eleman arıyodu. Başvursam mı ki? Başvurmam gerek. Bi işe girmem gerek artık! Officeboy'luk falan da olur. Te allam. Parasızlık ne kötü şeymiş lan!

Ha bu arada Fransız sokağından geçerken Pistis'in şarapçısının önünden geçtik de aklıma Pistis geldi. İstanbul'da olsaydı da bana şarap içirseydi diye düşünmedim değil hani. O değil de kız bana hep şarap ısmarlıyo ben de beleşci gibi geçiniyom, bi gün de benim ona ısmarlamam gerek. Of nolur bi iş bulayım!111!!11!

Ha bu arada buluşma için adını yazdırmayan kaldı mı? : http://iminthebed.blogspot.com/2012/06/blogger-bulusmas-trans-onur-yuruyusu.html

1 yorum:

  1. http://www.ekis.org/yaz-donemi-part-time-is-firsatlari.html

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.