5 Haziran 2012 Salı

Huzur Evi Ziyareti

Okulun son haftası bi daha görüşemicez diye dün öğleden sonra bi kaç arkadaş okula gittik. Yoklamayı aldırıp defteri imzalattıktan sonra kantinde oturuyoruz. Kıvırcık bana "İstanbul'a ne zaman gideceksin" dedi. Sınava giriş yerleri açıklansın eğer İstanbul'da girersem hemen İstanbul'a gideceğimi söyledim. Cuma açıklancakmış dediler. O zaman cuma akşam hemen giderim dedim. Çarşamba ya da perşembe gidersin dedi. Ne gerek var hemen cuma giderim işte dedim. Ve Kıvırcık ağlamaya başladı. Bi kötü oldum ben de. Bi daha göremicez birbirimizi demeye başladı. Saçmalama yazın İstanbul'a geliceksiniz, hem temmuzda yine geri dönücem falan dedim. Öyle ağladı biraz.

İdare her sınıftan bi kaç kişi seçmiş Huzur Evi'ne ziyarete gidiyolardı. Kantindeydiler. Biz de gidelim diye kararlaştırdık. Hocaya söyledik boş yer varsa otobüste biz de gelebilir miyiz diye. Varmış, atladık otobüse gittik. Huzur evinin bulunduğu yer bütün ilçeyi ayaklar altına alıyor. Ne diyeyim bi Çamlıca, bi Pierre Loti'si buranın. Görüş saatinden bira önce gittiğimiz için orda biraz dolandık. Park falan yapmışlar. Belediye çalışıyo ama geç başladı çalışmaya.

Kapıdan içeri girince amcalar, teyzeler (tüylerim diken diken oluyo yazarken bile) oturmuşlar kimileri sohbet ediyo, kimileri Tv izliyo. Oturduk bazılarının yanına. Ellerini öptük, sohbet etmeye başladık. Çok değişik hikayeler var. Beni etkiledi.

Beni en çok etkileyen Muhsin amca oldu.
1 ay önce getirilmiş huzur evine. Kızını ve karısını yeni kaybetmiş. Beyin kanaması geçirmiş, görme yeteneğini kaybetmiş. Tabii  bunların çoğunu hatırlamıyor. Kıvırcık'la aynı köydenmiş. Bi torunu var dakka başı onun adını söylüyor. Bizle yaşıtmış, liseye gidiyomuş. Tanıyor muyuz diye sorup duruyor. Kıvırcık merak edip annesini aradı. Ondan öğrendik kızıyla karısını kaybettiğini. Ama yakın zamanda ameliyat olcakmış ve tekrardan görebilcekmiş. Hepimizi ağlattı Muhsin amca.

En neşeli ve hanımefendi teyze ise Feyzullah teyzeydi.
1 hafta önce yatırıldığını zannediyor. O kadar mantıklı konuşuyorki alzaymır olduğunu anlamazsınız. Kocasını kaybettikten sonra böyle oluyor. O da nerdeyse 1 senedir huzur evindeymiş. Elinde bi anahtar gezip duruyor. Neyin anahtarı bilmiyoruz. Çok tontiş bi teyze ama. Bizi kahkahalara boğuyor. Dediğine göre her yemekten sonra yürüyüşe çıkıyormuş. "Midemde yemek tutmam, yürüyüşe çıkar eritirim" diyor. 76 yaşında ama gören en fazla 60 der. Yaptığı sporun hakkını veriyor. Odasında bi çocuğun fotoğrafı varmış ama O'nun çocuğu değilmiş. Oradan biri ölmüş ve eşyalarını paylaştıklarında o da o fotoğrafı almış.

En komik amca ise Hasan amca.
75-76 yaşlarında. Hepimizi koşu yarışında yeneceğini söylüyor. Şişe dibi retro gözlükleri ise harika. Gözünden çıkarıp kendime takmamak için kendimi zor tuttum desem yalan olmaz. Bembeyaz giyinmiş. Bi-iki tane dişi var. Sarı'nın soy adıyla bi güzel dalga geçti. Şişman bi arkadaşın kilosuyla dalga geçti. Gülme krizlerine soktu çıkardı bizi.

80'inde yatalak bi teyze vardı, en sevdiği şey KARANFİL'miş. Rengi farketmezmiş. Odasındaki karanfiller solduğu için çok üzgündü. Bizden bidahakine karanfil getirmemizi istedi.

55 yaşında gencecik felçli bi teyze daha vardı. Konuşamıyordu. Yardımcı kadın dudaklarını okuyordu teyzenin. Öyle anlaşıyolardı.

Şiir okuyan mı, fıkra anlatanlar mı, herkese şeker dağıtan mı... Her kafadan, her telden herşeyini anlatmayı, dertlerini hafifletmeyi bekleyen bir sürü insan var. Eğer dertleri azaldıysa, yüzlerini güldürdüysek ne mutlu bize.

Bu ziyaret sanki beni tüm kötülüklerimden arındırdı. Dünden beri üstümde bi hafiflik var. En kısa zamanda tekrardan bi huzur evi ziyareti yapmak istiyorum.

Bugünümüzün kıymetini bilmemiz gerektiğini bir kez daha anladım.

5 yorum:

  1. walla ben sikledim bu yazını:P
    yaşlıyım ya ondan herhalde
    ühüüüüüüüüüüü:((
    operadakimoruk:P

    YanıtlaSil
  2. kazu,
    sana gelip kitap okurum, miik dinletirim. üzülme :)

    YanıtlaSil
  3. vaay aaron, bir ara deli sardıydım bu albüme hemen tıkladım playe :))

    huzur evleri :// şimdilerde düşünmüyoruz da acaba bizlerin yaşlılığı nasıl bir şey olacak...

    YanıtlaSil
  4. gayler kazucuğum gibi evli değilse tek başına ölmeye hazırlıklı olmalı.. ileri de belki bir gay huzurevi filan açarız ;)

    amaaan sürekli fikir üretiyorum, harcanıyor muyum buralarda ne :P

    patrickçim ne güzel bir şey bu yaa, bende gitmek istiyorum...

    YanıtlaSil
  5. O Gay,
    tonton göbekli bi dede olmak istiyorum ben.

    BiGay,
    toplaşıp hep beraber gidelim bi gün.

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.