10 Haziran 2012 Pazar

Hoşça kal güzel şehir. Hoşça kalın kötü insanlar!

*şarkıyı açmanızı tavsiye ederim*

Okula ilk gitdiğim günü hatırlıyorum. Annemle gitmiştik. Ben ilk gün okulda kundura mı yoksa spor ayakkabı mı giyildiğini bilmeden kundura giyip gitmiştim. Bi baktım ki herkeste spor ayakkabı. Herkes "zengin piçi" havalarında. Sıraya sokulduk. İlk defa böyle bi sıra olma şekli görüyodum. 9. sınıflar bir yere, 10. sınıflar onların yanına... Kızlar önde erkekler arkada olacak şekilde sıra olduk. Haremlik selamlık var sanki.

10, 11 ve 12'ler girdi sınıflarına. Biz 9ların sınıfları açıklandı. Ben 9A'daydım. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıfta da hep A şubesindeydim. Okulun ilginç bi düzeni daha vardı. Derslik Sistemi. Her dersin ayrı bi sınıfı vardı. Alışmak çok zor oldu. Her derste ayrı bi sınıfa git. Haftada 35 ders saatimiz olduğuna göre...

Bi sıraya oturdum, duvar kenarından 3. ya da 4. sıra olması lazım. Sıralar da tek kişilikti. Yani bi sıra arkadaşım olmadı 4 sene boyunca. Arkama da bi çocuk oturmuştu. Aynı otobüste gelmiştik, arkamda oturuyordu hatta. O'nunla tanıştık. Tek arkadaşım oydu. Herkes kendini tanıtmaya başladı sırayla. Sarı'ya gelmişti sıra. "Buralı değilim, İstanbul XXX'den geldim..." dedi. OMG! Hem İstanbul'dan hem de aynı semtteyiz. Dönüp "Sen de XXX'densin ha!" dedim. Suratıma bi bakış attı. Nefret ettim o zaman ve içimden ne küfürler ettim.

4 arkadaş geçirdik 9. sınıfı. Her gün okuldan sonra para toplanıp onla kola-cips partileri yapardık yan okulun bahçesinde. Yeni arkadaşlıklar edinmiştim güzeldi. Eğleniyodum. İlk içkimi de 9. sınıftayken içtim. İlk okuldan kaçışımı da 9. sınıfta yaptım.Ve ilk seksimi yaptım.

10. sınıf biraz lanet başladı benim için. Alan seçiminden kaynaklanan öğrenci değişiklikleri oldu. 9. sınıftaki arkadaşlarımla aynı sınıftaydım. Zaten burası küçük bi yer olduğu için çoğu birbirini tanıyordu. Yeni arkadaşlık kuranlar pek fazla yoktu. Kurulu arkadaşlıkların üstüne geldim İstanbul'dan anlayacağın. 9. sınıftaki grubum dağıldı gibi bişey oldu. Anlaşamamalar, tartışmalar, eski arkadaşlara geri dönüş.

11. sınıf nasıl geçti, neler oldu bilmiyorum. Tek hatırladığım Kıvırcık'a aşık olduğumdu.

12. sınıfta benim için önemli olan. İlk defa bi erkeğe gerçekten aşık oldum, sevgilim oldu. Sevgiliyi özlemek, sevgiliden ayrı düşmek neymiş öğrendim. Ve sevgiliden ayrılmak. Arkadaşlarıma come out yaptım. Blog sayesinde yeni insanlarla tanışıp, yalnız olmadığımı öğrendim.

Kendimi bu şehirde buldum ben. Her ne kadar nefret etsem de seviyorum. Nefretim aslında şehire değil, insanlarına.

Hoşça kal "Geçilemeyen Şehir". Hoşça kalmasınız da olur Geçilemeyen Şehir'in sevmediğim insanları.

2 yorum:

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.