3 Haziran 2012 Pazar

At Prom - Save the last dance for me-

31 mayısta kep atma töreni vardı. Annem geldi perşembe sabah İstanbul'dan. İş yerinden fazla izin alamadığı için o gece geri döndü hemen. Ona bana Converse almasını istemiştim. Abi converse kadar rahatsız ayakkabı giymedim galiba. Anında ayaklarım ağırdı. Öğrencilerin akşam 6'da okulda olması gerekiyodu. Ben son anda yetiştim. Napıyım evde mangal yapıyolardı ve geçe bırakmışlardı. Benim de karnım aç olduğu için yemek yerken geçti zaman. Okula gittiğimde bahçede fotoğraf çekimi vardı. Bizim sınıfa gelmişti sıra. Hemen kepimi saçıma tel tokayla tutturttum birine. Çantalarımı bi arkadaşın annesine emanet edip gittim sahneye.

anneannem-ben-dedem
2 fotoğraf çekindi. Sonra biz arkadaşlarla başladık fotoğraf çekinmeye. Öğretmenlerle falan. Ama hala ortalıkta annemler yok. Aradım sıçtım ağzına geç kaldıkları için. Sinirlerim tepeme çıktı. Tören başladı konuşmalar yapılıyo ama hala bizimkiler yok ortalıkta! Te allam nasıl sinirlendim anlatamam. Sonra geldiler gittim yanlarına bir de orda sıçtım ağızlarına. Neden geç kaldılar diye. Sonra birini bulup fotoğraf çektirttik sonra yerime geçtim.

Bahçedeyken bizi (öğrencileri) içeri aldılar. Anam ne görelim. Tabak tabak pilav. Allahu ekber yihu! 4 senedir o günü bekliyodum. Sanki sofradan kalkıp oraya zar zor yetişen ben değilmişim gibi saldırıp bi tabak pilav, tulumba ve ayran kaptım. Yedim onları sonra bi tabak daha kaptım. Ama ayran kalmamıştı.

Bizi sıraya soktular. Diploma vermek için. 4erli sıralara girdik. Herkese diplomaları verildikten sonra Arkadeaş şarkısı çalmaya başladı.  "Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş ... Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş ..." ŞArkının ortalarında keplerimizi fırlattık. Duyguluydu be abi. Sonra başladı 10. yıl marşı çalmaya. Hayde herkes zıpladı falan. Ama bu 10. yıl marşının niye çalındığına anlam veremiyorum hala.

Marş çalınırken "Anasını sikiyim okul da bitti, oh rahata kavuştuk. Sikimden aşağı Kasımpaşa tirililii"... Saçma yani bu marşın çalınması. Neyse konuya geri dönelim. Oynak şarkılar falan da çalındı tabii. Oh bi güzel oynadım. Üç yüz beş yüz üç yüz beş yüz.

Ve toplanıp lunaparka gittik. Crazy Dance'e, çarpışan arabalara bindik. Saat 11'i geçiyodu. Annemin otobüsü 00,30'da olduğu için ben ayrılıp eve gittim. Hemen makinadaki fotoğrafları bilgisayara attım. Annem makinayı İstanbul'a götürdü.


Ve aylardır beklediğim gece geldi. Balo gecesi. Şu yazımda  nasıl bişey giymek istediğimi yazmıştım ta ağustosta. İstediğim şeye yakın giyindim. Bi gömlek bi de yelek farklı. Aslında yelek giymedim. Yandaki kıyafetim. Perşembe günü giydiğimde annem kıyafetin hiç olmadı, ayakkabılar kötü durdu dedi. Sonra sinirlerim bi bozuldu anlatamam. Sonra bu fotoğrafı çektim baktım o kadar da kötü değil, hatta güzel bile. Anladım ki ben böyle özel yerlere gitmelik bi insan değilim. Maymun gibi oluyorum. Ne giyeceğime karar veremiyorum, telaşlanıyorum. Falan filan. Aslında Renkli bi ceketim olsun istemiştim. İstanbul'da bulamamıştım. Kırmızı istemiştim. Ama genelde mavi ceketler vardı. O yüzden almamıştım. Hatta gömleğimle kravatı otobüs saatime bi kaç saat varken almıştım. O kadar son ana kaldı herşey. Yok çiçekli gömlek, yok retro kravat, yok mavi ceket derken beynimde fillerin grup seksi var gibi olmuştu.

Perşembe günü yaptırdım pantolonumun paçalarını. Adama biraz kısa yap ki ayakkabı kendini göstersin dememişim sanki yine kapatıyodu ayakkabıyı. Sinirim bozuldu dün o yüzden. Hatta kemerimi bile perşembe günü aldım. Böyle de herşeyi son ana bıraktım. Dün duşa girdim, saçımı yaptım, üstümü giyindim spor ayakkabı giyip çarşıya indim.

duruşuma sıçayım.
Şampanya patlatmakçaktık otelin önünde. İşte şampanyayı aldım. Kızların olduğu kuaföre gidiyordum ki kızlardan birinin sevgilisi denk geldi yolda. Atladım arabaya. Kızları bekledik nerdeyse bi saat kuaförde. 7de almaya gelin demişlerdi saat 8'e geliyodu çıktıklarında. Neyse işte bindik arabaya gittik.

Benim Dam'ım her zamanki gibi geç kaldı. Dam'ın kim mi? Bi ara onun adını Saf koymuştum, sonradan Harley diye değiştirmiştim. İşte Harley benim damım. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi hiç uyumlu giyinmedik. Neden? Ben önce almıştım, o sonra aldı falan.

Neyse işte bütün akşam, içtik, yemek yedik oynadık, eğlendik... Güzel bi akşamdı. Gece de Harley'in babası beni eve bıraktı.

Ve Patrick sonunda okuldan mezun olur.

Lys giriş yerleri açıklansa da İstanbul'a gitsem bir an önce.

NOT: Balo'da yukarıdaki QAF videosundaki Justin olup Brain gibi biriyle dans etmek isterdim. Ama bunu yaşadığım yer ciddi anlamda kaldırmaz. Ve sonra Justin gibi yaralanmayı bırak direkt ölürürlerdi.

NOT: Yazı çok uzun olmuş, insan zamanında yazmayınca böyle uzun oluyo tabii.

6 yorum:

  1. Oncelikle Kutlarım ;) aileler mezuniyete hep geç kalır ;) benimkiler Lise mezuniyetine de üniversite mezuniyetine de hep geç kalmıştı o stresi bilirim ;)) balo eğlence derken hop bitiveriyor hersey simdi sıra istediğin unv ye gitmekte ;))

    YanıtlaSil
  2. kuzum ne çok fotoğraf paylaşmışsın sen öyle :)

    neyse pilava doymana da ayrıca sevindim... sanki evde hiç pişmiyor gibi neydi bu açlığın merak etmedim değil :) ama bende çok severim pilav ve ayranı..

    bir de annenleri çok azarlama öyle.. yazıktır kuzum.. bişi olmuştur neden o kadar sinir yaptın ki?

    YanıtlaSil
  3. hadi bakalım hayırlı uğurlu olsun patrik-san. istediğim üniversiteye / bölüme girdim yazını da okuruz umarım. ;)

    YanıtlaSil
  4. OGTB,
    Böyle geç kalmaları sinir ediyo beni. Evden çıkmadan on bin kere de uyardım.

    Bigay,
    Ev pilavıyla mevlüt pilavının tadı aynı mıdır? Bence mevlüt pilavının her zaman daha güzeldir. Onun gibi bişey işte.

    Ev oğlanı,
    O yazıyı görmenize daha 1 sene var galiba :(

    YanıtlaSil
  5. Belki söyleyeceklerim çok klişe gelebilir ama, bugün 'kurtuluyorum' diye sevindiğin lise yıllarını, orada tanıdığın insanları, yaşadığın pek çok şeyi özlemle anacaksın..

    Ve liseden sonra hayat hiç bir zaman eskisi gibi olmayacak senin için..

    Hayatın bundan sonraki tozlu dikenli yollarından en az hasarı alarak geçmeni dilerim..

    YanıtlaSil
  6. Bir gay +1 benden :)) lise ve hele hele ki üniversite bittiğinde düştüğün boşluk, özlem bir başka oluyor

    +hayırlı olsun inş. istediğin bi üniye gidersin

    +ayakkabılarını sevmedim :P

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.