2 Nisan 2012 Pazartesi

"Patrick'in geri dönüşü" yakında sinemalarda


Bir Barış Manço şarkısıyla başlayalım o zaman:
"Nasıl anlatsam bilemiyorum içim içime sığmıyor..."

Önceki gece geç uyudum. İsteyerek yaptığım bişey değildi. Ygs heyecanı yaptım işte bariz bi şekilde. Bütün gece arkadaşlarla, hocalarla konuştum telefonda. Yatakta sızmışım işte bi ara.

Sabah 6.30da alarm sesiyle uyandım. Duş aldım. Giyindim. Kahvaltı yaptım. 8.15 gibi evden çıktık annemle. Kampüs'ün bahçesi kalabalık. Öğrenciler, öğrencilere destek olmaya gelen öğretmenler, veliler... Kalabalığın içinde tanıdık yüz aradım. Buldum. Dersaneden hocalar gelmiş, arkadaşlar falan sarıldık. Millete anneannemin okuduğu şekerlerden dağıttım.

Sınava girdim, sınavdan çıktım.

Süreyi yettiremedim.
Moralim çok bozuldu.
Hiç böyle olacağını düşünmemiştim.

Akşam arkadaşlarla karaoke bar'a gittik. Ama ortam hiç güzel değildi. Ben erken kalktım masadan eve gidecektim. Ötekiler de kalktı.

İstanbul'a geldim işte. Hemen internerin başına geçtim. Nasıl özlemişim ya. Çilekli beni mim'lemiş. Ve O Gay'in yazıları beni çok şaşırttı.

Azcık uyusam, uyansam, Taksim'e gitsem felan :)

2 yorum:

  1. İstanbul'a hoşgeldin..
    Umarım yetmeyen zaman içerisinde işaretlediğin doğrular, hayalindeki geleceği kurabilmen için yeterli olur..

    YanıtlaSil
  2. Çık gez biraz kafanı dağıt eve tıkılıp kalma sakın. Ben de sınavı yetiştirememiştim geçen sene ama bir şekilde düzeldi daha sonra.

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.