9 Şubat 2012 Perşembe

Din üzerine

Dün okulda haftanın ve ikinci dönemin ilk edebiyat dersinde hoca istersek tartışma yapabileceğimizi söyledi. Tabii biz de dünden razıyız. Zevkli oluyor tartışmalar. Kimi zaman sert sözler ediliyor falan. Gündelik konularda fikirlerimizi söyleyip, birbirimizin düşüncelerini öğreniyoruz.

Dünkü konumuz da Tayyip Bey'in "Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz" lafıydı. Konuşmaya başlandı yavaştan. Ben söz aldım. Din'in çocukları korkutmak için kullanılmasından girdim, 4. sınıftan itibaren ezberleten dualardan çıktım. Bu duaların benim bi işime yaramadığımı söyledim. Kuran kurslarına çocukların gönderilmemesini, insanların kendilerini özgür hissettiği zaman din arayışına girmesi gerektiğini söyledim. Eğer din kültürü dersi okutulucaksa bu bütün dinlerin olması gerektiğini, bir dinin bir anlayışını önümüze sunmamaları gerektiğini de ekledim. Birisinin "her bebek müslüman doğar" lafına da "yeni doğmuş bi bebeğin dini olmaz ki" diye karşılık verdim.

Benden sonra Kıvırcık söz aldı, benim abarttığımı söyledi. Sınıfta din kültürü dersinin kaldırılması isteyenler de vardı, istemeyenler de. Kişi dinini kendi seçmeli diyenler de. Bana karşı çıkan çoktu. Ama umurumda da değildi. Kendi fikirlerimi söyledim. Daha söyleyecek bi kaç sözüm vardı ama zil çaldı. Kundura, Kıvırcık'a benden özür dilemesini söyledi. Ben de "ne gerek var, fikirlerimizi söylüyoruz" dedim. Eğer biraz daha zaman olsaydı Pistis'in annesinin "İstersen krem peynire tap banane" sözünü de kullanacaktım.

Eskiden yaz tatillerinde anneannemlere geldiğimde kendi isteğimle Kur'an kursuna giderdim. Dediğim gibi kendi isteğimle. Sonra 5. sınıftan sonra kendi isteğimle İstanbul'a Kur'an kursuna başladım. Sonra namaz kılmaya falan da başladım. Kendimce, öğrendiklerimi uygulamaya başladım. Bir süre sonra bu yaptıklarımı düşünmeye başladığım zaman vazgeçtim herşeyden. Böyle bi dünyayı biri yarattıysa bu kişi bizi neden kendisine ibadet ettirsin ki?

Hatim denilen olayı da anlamakta güçlük çekiyorum. Küçücük çocuklara bilmem kaç sayfa kitabı anlamadan okutuyorlar ve sonrasında da insanları çağırıp ona hediye getirmesini istiyolar. Bence bi kitabı anlamadan okumaktansa oturur, 15-20 sayfalık hikaye kitapları okur, kendimce bi ders çıkarırım. Anlayarak okuyanlara hiçbir sözüm yok! Onları takdir ediyorum ama anlamadan okuyanlara kılım.

İbadet yapmak istediğim zaman yaptım. Namaz mı kılmak istedim, kalktım kıldım. Oruç mu tutmak istedim, tuttum. Ama bunu biri istiyo diye değil, kendim istiyorum diye yaptım. Ailemden bi baskı yoktu bana din konusunda. Bu yüzden şanslıyım galiba.

Bu evreni yaratan bi Tanrı olabilir belki ama bu O'na tapmamı gerektirmez ki.

Bu konularda konuşmak için yaşım çok genç biliyorum. 17 yaşındayım. Ama kendimce doğrularım, kendimce yanlışlarım var. Doğrularımın arkasında durmalıyım, duranları da severim. Ne kadar düşünceleri ters olsa da bana. İnandıkları şeylerin arkasında duran insandan öte insan yoktur ki benim gözümde.

7 yorum:

  1. ayata alkışladım seni :) benim düşüncelerimi de az çok biliyosundur buluşmadan :)

    YanıtlaSil
  2. zaten buluşmanın etkisi oldukça büyük bende bu konuşmayı yapabilmem için.

    YanıtlaSil
  3. ne güzel yazmışsın. hocanız da ne güzel sizin derste farklı konuları tartışmanıza izin vermiş. biz lisedeyken tartışamazdık hiç; heeep kavga çıkardı.

    YanıtlaSil
  4. triplus,
    elimden geldiğince yazdım. evet bu sene böyle bi edebiyatçımız olduğu için şanslıyız. insanlar yavaş yavaş da olsa konuşmayı, kendini ifade etmeyi öğrenmeli. biz de başladık işte kendimi ifade etmeye, başkalarını dinlemeye.

    YanıtlaSil
  5. edebiyat ve türkçe derslerinde özellikle kompozisyon saatlerinde tartışmalar yapılmalı.. hatta bu konuda insanların nasıl davranmaları konusunda eğitilmeli.. yoksa meclisimizde olduğu gibi koca koca adamlar oluyoruz ama hala birbirimiz dinleyemiyoruz..

    din konusuna gelince de en çok ama en çok hatim konusunda sana katılıyorum, en dindar olduğum dönemden beri buna itiraz ederim.. Kimse bana hiç anlamadığım cümleleri okumanın yararlı bir şey olduğuna ikna edemez.. hayır hiç bilmediğim bir dil, 100 kere okusam da bir şey anlamayacağım ki?

    YanıtlaSil
  6. din konusunun tartisma konusu olmasini hicbir zaman anlayamayacagim tabii bunu ulkenin basbakaninin baslatmis olmasini da. bu konuda tartismanin ozellikle turkiye'de kimseye bir fayda saglayacagini da dusunmuyorum. sonucta din bir inanctir ve inanin inanmayana dinin ne kadar "gerekli, guzel , mantikli" vs olduguna inandirmaya calismasi ne kadar sacmaysa inanmayanin da inanan birine yukardaki saydiklarimin tam tersini kanitlamaya calismasi o kadar sacmadir. din kisisel bir seydir ve kisinin ozelinde kalmalidir. dedigim gibi o sozleri bir basbakanin dile getirmesi ulkenin inanan/inanmayan butun insanlari icin bir talihsizliktir. balik bastan kokar diye bir laf var burda cuk diye oturuyor...

    YanıtlaSil
  7. din derslerinde tek bir din mi okutuluyor? ilginç. ben lisedeyken yalnızca tek tanrılı dinler değil budizm, hinduizm gibi çok tanrılı dinler de öğretiliyordu.

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.