24 Ocak 2012 Salı

Teşekkürler PİSTİS!

6,30'da caminin orda buluşcaktık ben biraz geç kalınca saat 5,30 gibi evden çıktım dolmuşa binceğim yere gittim. Yok anam bütün dolmuşlar dolu geçiyo. Siktir et, dedim. Bindim otobüse. 6,02de kalktı otobüs. Aradım Pistis'i acele etmemesini 7'i 10 geçe evden çıkmasını söyledim. Neyse ben bekliyorum caminin önünde bizim deli kızı ama yok kız ortada. Sonra Burger'ın önündeyim diye mesaj attı. Koştur alla botlarla meydandaki Burger'a. Neyse girdik içeri yedik hamburgerlerimizi iki lafladık. Başta terasında oturduk ama sonra bizimkinin poposu donduğu için içeri geçtik. Lanet peşimi bırakmadı ki sarımsaklı mayonez de yokmuş. WTF! Ben zaten onun için gidiyodum neyse. Zamanında az gezip gezip Burger'ın tuvaletlerine çişimi yapmışlığım vardır diyip onların yerine saydım.

Neyse sonra çıktık ordan. D&R'a girdik. Kitaplara, filmlere baktık. Plaklara baktık. Uykusuz'la Penguen aldık. Ordan yürümeye devam ettik. Beni bi yere götürceğini söyledi. Tamam dedim. Yürüyoruz İstiklal'de işte konu Zümrüt'e geldi. Ben ona Zümrüt'ü hayalimde nasıl biri olarak canlandırdığımı anlattım. 2 metre boy, kaslı, hayvan gibi yakışıklı ve zümrüt gözler! Neyse bana Zümrüt'ün kim olduğunu söyledi. Kaldım  öylece. Nasıl ya! Kimmiş biliyo musunuz? Söylemem. Hani benim taptığım adamlar vardır ya onlardan biri. Hatta onunla ilgili çok post yazmayı düşündüm ama bi türlü yazamamıştım. Yuh lan içim gitti. Benim için bi Ricky Martin, bir Johnny Depp'dan daha saygı duyduğum bi tip. Türkiye'de en azından eşine az rastlanır biri olduğunu düşünürdüm. Tanışmayı çok isterdim kendisiyle.

Gittik mekana oturduk. Şirin tatlı bi yer. Yan masada da  Pistis'in arkadaşı varmış. Bizi kendi masalarına çağırdılar. Geçtik onların masasına. Neyse şarap açtırdı Pistis. İçiyoruz, sohbet ediyolar ben dinliyorum falan. Hoş devam ediyordu gece. Sonra masaya biri yanaştı. Hemen Pistis'e dönüp "başka bişey isteseymişim olcakmış" dedim. Kim geldi? Zümrüt geldi. O endam, o asillik yok kimsede. El sıkıştık, oturdu bi köşeye. Ben diktim gözümü adama hayran hayran bakıyorum. Yok lan. Şoktayım.

Zümrüt Bey'in olduğu bi masada şarap içiyodum lan. Daha ne istiyim. O enerjisi beni bitirdi. Kaç yaşında olmasına rağmen harika bi adam bence. Herhalde bu mutlulukla 5 gün uyumayabilirim. Zümrüt Bey kalktı masadan sonra. He benim de birşeyimi aldı masadan giderken. Ve giderken ki beni öpüşü çok hoştu ya.  Sohbet başladı. Kalabalık masada 4 kişi kaldık. Sonra biri daha gitti 3 kişi kaldık. O son kalan adamın hikayesi beni büyüledi.

Hani orda burda şurda dinlersiniz ya doğudan istanbula kaçış öyküsü. Çok okumuştum ama hiç birinci ağızdan dinlememiştim. Film gibi hayatlar çok ilginç değil mi? Evet öyle. Ve adam hala ayaklarının üstünde durabiliyor. Görmüş geçirmiz, neyin ne olduğunu biliyor. Saygı duymaktan, önünde şapka çıkarmaktan başka hiç bişey gelmez elimden. Onlardan bi -iki bişey katıp kendime hayatıma devam edebilirsem ne mutlu bana.

Hadiyin iyi geceler. Patrick bu gece çok mutlu. XOXO

3 yorum:

  1. seni mutlu etmeme o kadar sevindimki sorma zümrüt bey beni öperken kıskançlığınıda gözden kaçırmadım :))))) sarmısaklı mayoneze boğacam seni kardeşim sıra cumaaa daaaa

    YanıtlaSil
  2. kim lan o, Tecavüzcü Coşkun'un gözleri de zümrüt gibi:))

    YanıtlaSil
  3. Ay çok sevindim, zaten Pistisim benim insanları mutlu etmeyi sever... ama zümrüte bey'le tanışmak bu kadar coşku verir miymiş dedim içimden.. mutlu olmana sevindim....

    pistis bende geleceğim istanbul'a görüşebilir miyiz acaba? hiç bilmiyorum..

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.