7 Kasım 2011 Pazartesi

bayramlık yazı

Öncelikle bayramınız kutlu, mutlu, huzurlu ... olsun. Bir Cadılar Bayramı'mız bi Paskalya Bayramı'mımız olmamasına yakınırken Kurban ve Ramazan bayramlarımızla idare ediyoruz.

hoca efendinin sözünden sonra
aklıma direk bu fotoğraf geldi.
Sabahın köründe kalkıp duşa girdim, sonra dayımla beraber bayram namazına. Aslında dini bütün olan bi insan değilim ama böyle ibadetlerde bulunmak beni mutlu ediyor. Hocanın verdiği şeyin adı herneyse aynen şöyle dedi alakasız bi yerde "Bu dünya alma verme dünyasıdır; isteyen alır, isteyen verir" dedi. Dediğim gibi saçma bi yerde dediği için kendimi gülmemek için zor tuttum. Ama içten içe güldüm.

Dedemler bu bayram kurban kesmediler ama dün kasaptan ciğer almış. Sabah sabah evin içi iğrenç bi şekilde kokuyordu, doğru düzgün kahvaltı yapamadım  bu yüzden. Ve ziyerete gittiğim bi evde salonun ortasında kesilen etler yüzünden midemi bastırmak zorunda kaldım. Zaten altı üstü iki ev gezdim.

Bayram denince aklıma direk "yaprak sarması" gelir. Annem çok güzel yaprak sarması yapar ve sarması çok zor geldiğinden bayramdan bayrama sarar. Ve benim için bayram yaprak sarmasıyla beraber başlar, bittiği an biter. Ama anneannemin sarmaları pek güzel olmadığı için benim bayramım tam anlamıyla başlamadı.

Kestane yemeyi çok özlemişim. Bir de kabuklarını soyma derdi olmasa ne güzel olur dimi. Bu da tanrının bizlere cilveleri gibime geliyor.
Nerdeyse tüm günümü uyuyarak geçirdim. Ve hala uykum var.
Nerede cebimizin para dolduğu o eski bayramlar?!!!

1 yorum:

  1. yazıyı tam bitirmedm ama
    vermeye baslaynca düzeldm e yarılmakla mesgulum.
    aynen beyb. :D
    ahHOAHOAHOAHhaohaoah

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.