11 Eylül 2011 Pazar

haftasonu işkencesi

Bu kadar basit, evde olmayı sevmiyorum. Haftanın 6 günü dersane ondan sonra 1 günlük tatil bana koyuyor arkadaş. Gezecek yer yok ki çıkıyım gezeyim. Ah gözünü sevdiğim İstanbul, özledim lan seni. Neyse ki haftaya okullar da açılacak ve boş günüm olmayacak. İşte bunu seviyorum. Evde moruk bi anneanneyle oturmayı sevmiyorum. Zaten bu gün elektrikler de kesikti, of ne zor geçti akşam 5'e kadar zaman bi bilseniz.

Dün akşam 6'da uyuyup gece 11'de kalktım sonra sabaha doğru 4'de yattım. Bugün 10'da kalktım ve 12'den sonra 2 saat kadar yine uyumuşum. Ne çok uyuyorum. Uyumak istemiyorum lan ben. 5 saatle bütün günü geçirmek daha çok hoşuma gidiyor. Mazosişt falan mıyım acaba?

Sabah anneannem perdeleri çektiği için güneş direk enseme vurmuş. Bi güzel terlemişim. Bi ara bütün ter bezlerimi aldırmalıyım. Bir de galiba bacaklarım bitlendi. O ne lan 1,5 haftadır öküz gibi kaşınıyor bacaklarım. Doktora gitsem diye düşünüyorum ya doktor güzel bi kadınsa, nasıl gösteririm kıllı bacaklarımı. Neyse bi ara gitmem gerek doktora.

Bazen ekrana öyle bi dalıyorum ki tükürüğümü yutarak boğulacak gibi oluyorum. Bi an önce kendime gelmem lazım. Kendime gelemezsem, size gelebilir miyim?

Tükürüğümle boğulmadan son bir yazı yazayım istedim, olmadı.

2 yorum:

  1. ah şöyle yakışıklı bir erkek olacak ki... bacaklarımı açıp göstereyim.. nerdeeee.

    kwelada diye bi şampuan var. 2 tane ile kesin çözüm ;)

    YanıtlaSil
  2. belki dünyanın bi köşesinde vardır o da bizim gibi hasta bekliyodur...

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.