23 Eylül 2011 Cuma

Ama niye böyle?




Evrende ters giden bişeyler var galiba. Yağmur yağıyo lan! Ne zamandır hasret kalmıştım. Toprak kokusunu hissetmeyeli ne çok zaman olmuş meğer. Islanmak çok güzel bi duygu. Şemsiye altına doluşmak bi kaç arkadaş... Hiç şikayetçi değilim bu durumdan. Hep devam etsin. Islanmanın güzel şey olduğuna inanırım. Ama yağmur suyunun tenime değidiği andan itibaren öküz gibi kaşınmam?


Her yağmur yağdığında Hypnogaja'nın Here Comes The Rain'i paylaşan arkadaşlarımın bu yağmurda niye paylaşmadıklarını merak ediyorum. Ama en güzel yağmur şarkısı Teoman'ınkidir. Şebnem Ferahı da unutmamak gerekir. Ya Deep Purple'ın One More Rainy Day'i? Efsanedir benim için.

İstanbul'u neden özlediğimi bilmiyorum. Yağmur yağdığında toprak kokusu bile yok. Olsun ben toz kokusunu da toprak kokusu diye çekerim içime. Bu gün yine her gözümü kapayışımda gözümde beliren tek birşey vardı; Galata'daki beyaz koltuk takımlı evim. Hadi bakalım öyle bi evim olsun hepinize makarna partisi yapçam. tatlı olarak da herkese krema dağıtçam, kim kimin üstünde yemek istiyorsa yesin.

Ve Evren sonunda bi mesajıma karşılık verdi. Bi arkadaşımın kardeşinin okula gelen Fransız'lardan biri de arkadaşımda kalcak. Clain adında bi kızmış galiba. Pazar ya da p.tesi gelcekmiş. Bi ara tanışıp kaynaşırız. Umarım yavşaşırız da. Fransızca iki üç bişey öğreniyim desem yok lan bi bok öğrenemem ki. Umarım Edith Piaf seviyordur ki bi ortak noktamız olsun. Ya birbirimize aşık olursak? O zaman benden hepinize çikolata sos.

Bir sihirli değneğim olsaydı götüne sokmazdım. Bir sihirli değnek daha yapar sana verirdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.