5 Ağustos 2011 Cuma

Sevgili İstanbul, EBENİN AMI!



Nabersiniz ya? Ben çok yorgunum. Sabah 9'da çıktığım evime akşam 7'de gelmiş bulunmaktayım. Yuh lan napmışım o kadar saat?

Sabah kuzenimle doktora gittik. Salağın M-R sonucu daha çıkmamış. Pazartesi yine gidecek ama ben olmucam yanında. İstanbul'da da olmucam gerçi. Onunla doktora gitmek benim için bi bahabeydi. Asıl heyecanlandıran beni hastaneden sonra buluşacağım insandı.

Onunla okullar açıldığından beri konuşuyoruz msnden. Yüzlerimizi çok az gördük ve bu bende bugün bi şok etkisi yarattı neyse oraya gelcem. Kamerada saatlerce soyunuk duruyoduk karşılıklı tabii ben fırsat buldukça. Biraz kameradaki çocukdan bahsedeyim; benim boylarımda, kumral, kaslı, caz dinleyen, tek yaşayan, reklamcı. Her İstanbul'a gelişimde buluşmak için sözleştik ama ya ben ya da o uygun olmadı.

Neyse bu gelişimde de bi iki kere buluşçaktık. Birinde onun toplantısı oldu, birinde de benim uygun olmadı. Neyse işte bugün buluştuk. Ben atladım Bahçelievler'den metrobüse, ordan Mecidiyeköy, ordan da metroyla Osmanbey. Beni Osmanbey durağından alcaktı. Biraz bekledim gelmesini. 10 dakika kadar. Sonra msndeki fotoğrafındaki gözlüğünü gördüm karşı tarafımdan geliyodu.

Boyu benden kısamış. Kumral da değil. SARIŞIN! İmdat, şarışın çocuk. En sevmediğim insan modeli. Ama yapacak bişey yok, tatlı biri. Bi ara vücut çalışmış olcak ki biraz yapılı. 10 dakika kadar evine yürüdük. Yolda sohbet ediyoruz falan. Evine girdik, ayakkabılarımızı çıkardık. Salona girdiğimde gözlerim döndü. Tanrım, ben nereye geldim? Beni bıraksalar orda başka bişey istemem. O ne lan. Bir sürü DVD var. Rahat 300 tane vardı. Hepsi orijinal ha. Korsan falan değil. Hatta dediğine göre DVD'lerinin 2/3'ünü arkadaşlarına dağıtmış bu evine geçince.

-DİKKAT: bundan sonrası oruç bozdurabilir. Orucunun bozulmasını istemiyorsun az aşağı inip devam et.-


X-man takıldı onu izledik biraz. Sonra beni üstüne aldı. Uzandım üstüne beraber izlemeye başladık filmi. (üstteki ben, alttaki o). Sonra göbeğimi okşamaya başladı. Ben onun bacağını okşadım falan filan cilveleştik bi güzel. Ben film izliyomuş gibi yaparken, biden olan oldu ve onun üstüne çıktım.





Biraz öpüştük. OYŞ. O ne güzel bi dudaktır. Yumuşacık, pamuk şeker gibi. Yiyiştik bi güzel. Benim tişörtümü çıkardı, bende etkiye tepki olarak onunkini. Yoksa hiç düşünceli biri değilimdir. Sonra dedi ki "kalk yatağa geçelim yoksa burda belin ağırcak". Önden gitti o. Giderken kıvrak hareketlerle de pantolonunu indirdi aşağı. Ben de odaya girdiğim de ikinci bi şok. Tek kişilik evde, iki kişilik yatak. Demek ki adam deli yatıyor. Ben de pantolonumu çıkardım karşısında . Bu sefer de o şaşırdı. Boxerlarımız aynı desen. ASASAsDASAFAGSA.
Neyse boxerımla girdim yatağa, onda da slip vardı. Yapıştık yine dudaklarımıza. İşte seksimizi yaptık. Fışkırttık aynı anda üstlerimze. Sonra mendille temizledik falan. Ben duşa girdim. Girdim suyu ayarladım, hop elektrik kesildi. Soğuk suyla duş almak zorunda kaldım. Sonra giydim donumu ayağıma, tişörtümü de üstüme. Geçtim salona. Film arıyodu izlemek için. En sonunda KILL BILL'i taktı. Ben saati sordum "bir" dedi. "Kalkıyım o zaman ben" dedim, dur ben de duşumu alıyım çıkarsın dedi. O duşunu alırken ben de pantolonumla mavili, kırmızılı, siyahlı çorabımı giydim. Çıktık evden. Bana yolu tarif etti o başka bi yere gitti.

-oruç bozdurucu etkisi bitmiştir.-



Nişantaşında turladım. Vitrinlere, kokoş insanlar, yakışıklı adamlara baktım. Metroyla Taksim'e geçtim. Simit sarayında kahvaltı yaptım. Bi simit ve bi çaya 5,25 tl para bayıldım. Ordan Galata'ya gittim. Orturdum kitap okumak için. Çok güneş vardı ben de kırmızı güneş gözlüğümü taktım. Öyle okudum kitabımı. Canım öyle bişey istiyo ki anlatamam. Ne mi? Sigara. Gittim bakkaldan aldım bi paket  kısa L&M., bir de kibrit. İçmeye başladım. Çok hoş oldu, çok mutlu oldum. Tüttüre tüttüre okudum kitabımı. kalktım ordan İstiklal'e gittim yine. Bulduğum her ara sokağa girdim. Elimde de sigaram. Çok cool oldum. Birbirine karışmış uzuamış saçlarım, kırmızı gözlüğüm, beyaz geniş yaka tişörtüm ve çantamla benden cool olan yoktur. Demirören'in sol tarafındaki sokağa girdim ne var ne yok diye.

Salak çocuk demez mi bana "sen o kırmızı gözlüğü nerden aldın?" ben de dedim "heryerde satılıyo". "Ben bulamıyomi bulsam alcam kendime de" falan filan zırvaladı bi ton. "Nerede oturuyosun, Cihangir'de mi?" diye sorduğunda da bi güldüm anlatamam. Ve hemen uzaklaştım ordan. Ne Cihangir'i varoş bi semtte oturuyorum işte.

Dolandım durdum deli danalar gibi. Girmediğim ara sokak, bakmadığım yakışıklı kalmadığına emin olduğumda gittim otobüs durağına. Ama canım hiç eve gitmek istemiyor. Ben de dolanırken Taksim Gezi Parkı'na gitmişim. Bi güzel yermiş. Püfür püfür esiyor, şerefsizim. Oturdum dinlendim. Bi iyi geldi orası bana. Uyuyabilirdim bile o derece.

Ordan kalktım bi büfeden suyla çakmak aldım, kibritle olmuyor. Otobüs durağına gittiğimde otobüsün kalkmasına biraz daha vakit varmış. Attım kendimi yine İstiklal'e. Dolaştım. Çektim sigaramı ciğerime. Ve yine otobüs durağına gittim. Baktım paketimde 5 tane sigara kalmış. Koydum cebime. Bindim otobüse. Otobüste bi midem bulandı anlatamam. Soğuk soğuk terlemeye başladım. Hafif titredim. Bi kötü oldum. Eve gelinceye kadar zor dayandım.

Eve gelirken bi popkek yedim, bi de sosisli. Şu "sosisli" denen şeyi çok seviyorum. Bizim Hakan abi de çok güzel yapıyor, namussuz. Kalan sigarayı attım bulduğum bi çöpe. Çakmağı da çantaya sakladım. Hatırası var. Eve geldiğimde 13 yaşındaki kız kardeşim bezelyeyle pirinç pilavı yapmış. Bezelyenin biraz suyu fazla olmuş, pilav da kıtır kıtır olmuş. Ama tadları güzel. Yemek yedim. İki saattir bunu yazıyorum, yorgunluktan ölmek üzereyim. Belki uyurum birazdan.

4 yorum:

  1. ya nasıl tek başına geziyorsun saatlerce hiç sıkılmıyo musun ?

    YanıtlaSil
  2. yok be ne sıkılcam en sevdiğim şey. Yanımda 1 ya da daha fazla kişi olursa kendimi onlara adıyorum ben. Onlara göre hareket etmek zorunda kalıyorum, onların istekleri benim için önemli oluyor. Benim için en büyük zevklerden biridir hatta bu.

    YanıtlaSil
  3. Ben de genelde sıkılırım tek başına gezmekten.

    Ama bazen senin yaptığın gibi saatlerce boş boş dolanmak istiyorum ve bu da iyi geliyor.

    YanıtlaSil
  4. gezmek ustelik yalnız gercekten bazen dünyanın en güzel şeylerinden biri ama bugün bu gece o kadar sıkkın ve uzgün ve yalnızım ki biri olsun yanımda söz konusup bıktırmam, illa buraya gidelim diye tutturmam...

    bugun değişikti cidden beterin beteri var ve insan hep şükretmeli bilirim ama bu aksam dokunsalar ağlayacağım...

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.