17 Ağustos 2011 Çarşamba

O değil de beni kahve fincanımdan ayıranı döverim.


Hayat akıp gidiyor işte. Sabah 8 - akşam 5,30 masai saatlerim. Tabii ben işini iş yerinde bırakanlardan değilim, eve getiriyorum ister istemez. O kitaplar bu sene beni kambur edecek. Zaten 1-2 senedir düzelttim yürüyüşümü, yine bozulacak. Korkuyorum 5 senellik emektar çantam ya yırtılırsa?

***

3-4 gün önce OKS'e girdiğim kalemimi buldum. Aslında o kalemi 7. sınıfın sonlarına doğru almıştım. O kalemden dersanedeki matematik öğretmenimde vardı ve çok boktan görünüyordu gözüme, kalitesiz. Sonradan öğrendim ki kaliteli kalemmiş. Hemen almıştım kendime. Kendileri ROTRİNG olur. Tabii şu fotoğraftaki gibi yeni değil, üstündeki baskılar silinmiş. Çok mutlu oldum kalememi bulduğuma. Çünkü artık bu kalemlerden bulamıyorum hiç bi yerde. Anısı var sonuçta, OKS'e girmiştim. 9. sınıfta kaybetmiştim yani ben öyle düşünüyodum. Neyse artık yoluma devam ediyorum çok sevdiğim kalemimle.






***

Anne ben Jacob'ı gördüm. Gerçeğini değil tabii ki, rüya da değil. Dün sabah otobüsle dersaneye giderken durağın tekinde bi çocuk bindi. Şu fotoğraftaki gibi siyah dar bi tişörtü vardı, kasları doldurmuştu tişörtün içini, o kadar seksiydi ki anlatamam. Aslında Jacob'ı sevmem, ben Edwardçı'yım.  Alacakaranlık'ın sadece ilk iki filmini izledim.

Fena film değil aslında ama ne bileyim, pek beğenmedim. Ne yapayım ben Edward'ı benim olmadıkça?









***

Kıvırcık'la galiba arkadaşlık/dostluk'tan öteye gidemicez. Ama olsun sınıfta bi kız var, beğendim yani. Ama yok aşk meşk yok. Bu ne lan illaki gönlümde ateşler mi kopması gerekiyor, biraz rahatlıyım.

***

Sarı, benim blog'uma takmış durumda. İyi bok yedim de söyledim onlara blog yazdığımı. "Vallaha kimseye bişey söylemem..." diyo ama yok veremem adresi. Kendimi riske atamam. Geçen gece blog yazdığımı söylediğimden yanında Kıvırcık olduğu için ısrar etmemiş. Biliyo çünkü Kıvırcık'ı sevdiğimi, onunla ilgili şeyler yazdığımı düşünmüş, öyle dedi bugün.

***

Dün gece saar 2,30'a kadar oturdum. Ne mi yaptım o saate kadar? Matematikçimiz 4 test verdi, toplam 80 soru, onları çözmeye başladım akşam 10'dan sonra. Bi büyük fincan da sert bi kahve içtim. 32 soru çözebilmişim matematikten. Sonra da uykum dağıldı. 3 test kimya, 4 test de biyoloji çözdüm. Çok ineğim, öyle böyle değil.

***

Dün Panda bana mesaj attı dersanedeyken, sabah. Derste olduğum için mesajı sonradan gördüm. Sonra aradı beni, ben de kapadım hocaya çaktırmadan telefonu. Sonra mesaj attım "yüzün yok dimi?" gibilerinden. Yok seni istiyorum, yok seninle sevgili olmak istiyorum, yok seni içimde istiyorum. Saçmalama, dedikçe saçmaladı. Dün akşam msn'de değildi, olsaydı da ne değişirdi bilmiyorum.

***

Hani bana yavşayıp da kuzenine yönlendirdiğim çocuk var ya, işte kuzeniyle öpüşmeye başlamışlar. Çocuk kibarlaşmış biraz falan filan. Mutlu oldum.

3 yorum:

  1. Benimde senelerce en öncemli sınavlarıma giren bir kalemim vardı. İşe başladığımda, kaybettim:(

    YanıtlaSil
  2. -şişman sivilceli liseli kız mod on- jacob edward'ı havada karada çükertir! allam hele uzun saçlı hali... -şişman sivilceli liseli kız mod off-

    YanıtlaSil
  3. aslısın,
    kalemi kaybettiğime o kadar çok üzülmüştüm ki anlatamam meğersem 3 senedir gözümün önünde duruyomuş

    ev oğlanı,
    jacob'un kaslı kollarının arasında olmak paha biçilemez zaten ama edward olsa da fena olmaz.

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.