19 Ağustos 2011 Cuma

Kızım, sen niye bana aşık olursun ki?


Çarşamki günkü yazımda şöyle bir şey yazmıştım:
Kıvırcık'la galiba arkadaşlık/dostluk'tan öteye gidemicez. Ama olsun sınıfta bi kız var, beğendim yani. Ama yok aşk meşk yok. Bu ne lan illaki gönlümde ateşler mi kopması gerekiyor, biraz rahatlıyım.
He işte bugün ne oldu dersiniz?

Sabah Sarı'nın yanına gittiğimde "sana sonra bişey söylücem ama sakın Kıvırcık'ın yanında sorma ne diye" dedi. Akşama msnden konuşuruz falan dedi işte. Akşama msnden konuşuruz kimsenin yanında bişey deme bana dedi. Ben de bütün gün meraktan çatlar gibi oldum, bütün gün. Dersaneden sonra Sarı'yla yürüdük biraz işte başka arkadaşlarla buluşmak için, o arada da anlattırdım olayı.

Dün akşam Sarı bir akrabasına kalmaya gitmiş, benim şu yukarıda bahsettiğim kızda akrabasının arkadaşıymış. (kızın adında Kızıl diyelim.) Sarı, sarının akrabası ve Kızıl konuşmaya başlamışlar falan filan işte. Kızların komuşması ne olur? Tabii ki ya sevdikleri, ya hoşlandıkları ya da dedikodu. Neyse işte Kızıl bi anda itiraf etmeye başlamış. "Ben Patrick'ten çok hoşlanıyorum. Yeni değil, hazirandaki hızlandırmalardan beri. Elleri çok güzel. Saçlarını eliyle düzeltmesi harika. Saçları beni benden alıyo...." diye sonra Sarı da vermiş gazı."O aramızdaki en iyidir, birine zarar verecek en son kişi...." falan diye övmüş beni.

Ne yapsam hiç bilmiyorum. Kıza kanım ısındı, Kıvırcık'a karşı o eski yoğun duygularım yok. Dün dersaneden sonra ben, Sarı, Kızıl yürümüştük yine işte. Bana bakmıyor falan. Hatta ne olmuş dersiniz? Ben otobüse biniyorum o da yol üzerinden biniyor. Arada bi kaç kere aynı otobüsle denk geldik. Ben biraz geç biniyomuşum diye benim olduğum otobüse binmek için bekliyomuş falan. Geçen gün de bu otobüse binince ben de yan koltuktan çantamı aldım, oturması için yer açtım. Kibar adamımdır sonuçta. O bundan çok etkilenmiş."Hiç konuşmasak da çok güzeldi" demiş. Aman Tanrım!

Bu kızlar çok mu saf? Neden başkasına anlatçaklarını bildiği halde birbirlerini kimden hoşlandığını söylerler? Ben fizikçiyi ayartmaya çalışırken başkasını ağıma düşürmüşüm bile. Ne diyim? Hayırlısı neyse o olsun.

Ha bi de Sarı'ya ben de geçen gün yazmıştım bloguma falan dedim yine. Bana on saat trip yaptı, neden blog adresimi vermiyom diye. Öyle işte, götüm kalktı yine birazcık. Yok yok çok kalktı.

2 yorum:

  1. Birisine direk bir şeyleri ifade edemediğin zaman en güzeli ona mektup yazmaktır ama canlısından :)))

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.