24 Ağustos 2011 Çarşamba

Ağlıyorum.

Ağlamanın güzel şöy olduğunu bilir, onu söylerim.
Ama gözleri bozuk musluk gibi dolaşan tipleri sevmem. İnsan yanlızken ağlamalı ya da kendini en rahat hissettiği kişinin yanında.
Bir de fonda Ortaçgil şarkıları birbiri ardına sıralanıyorsa, senden rahatı olamaz o sırada. 
En büyük ihtiyaçlarımızın başında gelmez mi ağlamak?
Bir kış günü buhulanmış camdan bakardan hiç ağladın mı sen?
Ya da şehirler arası otobüste?
Evet ben şehirler arası otobüste ağladım.
İstanbul'un yoğunluğu içinde tek olmak insana koymuyor ama küçük bi yerde tek olmak cidden koyuyor.
Dostum dediklerime bile anlatamadığım şeyler var.
Ya da bana "o karı şöyle sikilir, yok böyle sikilir, verceksin ağzına, çat çat çat" muhabbeti yapan erkek arkadaşlarıma, "aynısını bi erkekle yaptım, çok mutluyum" neden diyemiyorum?
Guns N' Roses'in Don't Cry şarkısını her dinlediğimin gözümün nemlenmesinin nedeni 'ben, sen, o, biz, siz, onlar..' değil de şu kahrolasıca iki kelimelik şarkı mı tek başına?
Hayatı dolu dolu yaşayan insanları her gördüğümde hayranlıktan aşık olmamın nedeni nedir ki?
Ya da hoşlandığım birinin benden hoşlanmasını öğrendiğimde ondan soğumaya başlamam?
Değer verdiğim insanların değersizliklerini görmek de acıtıyor canımı.
Teoman'ın müziği bıraktığı gibi bırakmak istiyorum bu dünyayı. 
Öbür dünya beni korkutmuyor. 
Bilmediğim bişeyden nasıl korkarım ki?
Bi mendil yetiyorsa gözyaşlarını silmene, durumun o kadar da kötü değil.
Ya benim gibi iki tane bile yetmiyorsa?
Üç tane yetmeyen de var mıdır?
O zaman bi yüzümü yıkayıp mutlu olmaya çalışayım.

1 yorum:

  1. Ya o değil de ağlıyorken hala seksi kalmayı başaran kadın ve erkekler var fani dünyada.benim şaftım kayar zira cidden ağlıyorsam!

    YanıtlaSil

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.