17 Temmuz 2011 Pazar

Sonra ne mi oldu?

Dün buluşmaya karar vererek ayrılıyoruz. Aslında öyle değil, o benimle buluşmak istediğini söylüyor ama ben teyzemlere gideceğimi söylüyorum sonradan. Teyzemlere gitmeyecektim aslında, sadece buluşmak istemiyorum. Sonra trip atmaya başlıyor yeniden. Ben de sonradan buluşuruz diyorum ve yatmak için çıkıyoruz msn'den. Yatmak için çıktık çıkmasına da ama bende yatacak kafa yok. Zaten havada çok da güzel "ay manzarası" var. Çıktım balkona 7'e kadar müzik falan dinledim ve sonunda uyudum.

Kaldtığımda saat 10'u, evet evet sabah 10, 3 saat uyuyabilmişim. Açtım bilgisayarı ve Panda'yı bekliyorum. Ama yok pezevenk. Ben ona "hadi, gitmiyor muyuz?" demek için sabırsızlanıyorum ama beyefendi uyuyormuş. 1 gibi giriyor msn'e. "Nereye gidiyoruz" diyorum, "sen bilirsin" diyor. Ve sonra ona sabah 7 de yattığımı söylüyorum, orda kopuyo cinzirler tekrardan.

Bana "Kim bilir ne yaptın o saate kadar, allah bilir." diyor. Bu söylenecek bi söz mü? Sabaha kadar uyuymamışım onun yüzünden ve bana dediği lafa bak. "Evet, kendimi siktircek başka yaraklılar buldum. Şimdi siktirip gidebilirsin" demek istedim ama diyemedim. Kızdığımı anlattım ona. O hala küçücük bi laf ettiğini düşünüyor.

Tekrardan kavga ediyoruz, zaten yaptığımız başka bişey yok. Benden özül diliyor, beni ne kadar çok sevdiğini, onca ay ne kadar çok ağladığını tekrardan söylüyor. Ben noktayı koyarak çıkıyorum "Bugün ne seninle buluşucam, ne teyzemlere gidicem, kitap okucam" diyip çıktım. Başka msnlerimden birine girdim ve bi gay arkadaşıma anlattım olayı. Bana dedi ki "bi kere bırakan, bir daha bırakır.". Ne güzel demiş dimi? Sabah da Aslısın'la konuşmuştum, önerilerini almıştım.

5 liraya H&M'den aldığım John Lennon baskılı tshirtümü geçiriyorum üstüme, altına da geçen gün yaptırttığım kot şotumu atıyorum kendimi otobüs durağına. Nereye gitmek istediğime emin değilim. Gelen ilk otobüse atlayıp biraz hava almak istiyorum ama şans o ki TAKSİM otobüsü geliyor gele gele. Atlıyorum, İSTANBULKART'ımı tutuyorum okuyucaya, "YETERSİZ BAKİYE". Cebimden oramdan, buramdan, şuramdan para çıkarıp veriyorum adama. Kendi 5 liram vardı, gündüz de Panda'yla gezmeğe gidersem yanımda para bulunsun diye yatarken peteçeye "ANNEİ BANA 5-10 LİRA PARA BIRAKSANA" yazıp bırakmıştım gözlüğünün altına. Görmüş ve bana 10 lira bırakmış. 15 liram ve 3-4 lira da bozukluğum vardı.

Taksim Meydanda inip bi koşuşturmayla atıyorum kendimi İstiklal'e. Sabahtan beri birşey yemediğimden kendime açma alıyorum simitçiden. Geziniyorum hep aynı yerlerde, ne yapacağımı düşünüyorum. Metroya atlayıp Cevahir'e gidiyorum. Zengin piçi gibi davranıp dükkanları geziyorum. Güzel şeyler var ama benim yanımda param yok, üzgünüm kapitalist sistem sana yine destekçi olamıyorum.

Sonra ordan da meyrobüsle eve geliyorum. atıyorum kendimi yatağa, biraz uyuyorum. Benim odam apartman boşluğunda olduğundan en alttakilerin yazlıkları için aldığı eşyaları konuşurlarken uyanıyorum. Uyuyamıyorum bidaha. Babam yemek hazırlamış ama ben adamın hazırladığı yemeği yememek için "uykum var" diye bahane uydurdum. Sevmiyorum işte o adamı. Evden çıktıktan sonra ben de kalkıp annemden para alıyorum. Çiğköfte almaya gidiyorum. Acılı, domatessiz, bol ekşili.

Panda başlıyor beni aramaya, ben açmıyorum. Msn'e giriyorum, orda. başlıyor yine.
-"Kurduğum bütün hayaller yine götüme girdi, çok içtim bugün, başım aprıyor, boşuna mı ağladım senin için...".
-"Senin içmen bana bişey ifade etmiyor" diyorum. Susuyor. "Ben de bugün çok düşündüm, bi arkadaşla konuştum. Pişanım"
-"Neden?"
-"Sevgilim vaar ve onunla mutluyum, neden seni tekrardan ekledim bilmiyorum..."
Triplere başlıyor yine. "Ben alıştım bunlara" diyip duruyor. Siliyorum facebooktan. Çıkıyorum msnden de. Galiba olmayacağını anlamıştır. Umarım yani.

Yine bi elimde kahvemle balkondan bildirdim bugünlük durumumu.

Bugün Kıvırcık'la konuştum yine. Hani en son İstanbul'a geldiğim kız arkadaşım var ya galiba onunla Kıvırcık'ı görmye mi ne gitçekmişiz Beykoz'a. Çok özledim onu. Salaklıklarını bile özledim. Bu son şey beni ona da bağladı tekrardan. Cidden bi sevgilim olsun istiyorum. Eğer Kıvırcık'la sevgili olursak 7 gün ayrılmıcaz. Ne güzel. Hafta içi okul, hafta sonu dersane. Bu durum sıkar mı hiç bilmiyorum. Ama Kıvırcık'ımla Taksim'e gidiceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum. Zaten üzgün bi kaç gündür. Yanında olmalıyım.

Bu şarkı ise çok güzel, cidden güzel. Billur gibi sesi var bu kadının.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.