25 Temmuz 2011 Pazartesi

Evi kediler basmış, evin haberi yok.

Kedilere özel bi sevgim var doğru. Çok da severim allahsızları. Kedinin her türlüsünü severim; kaplan, çita, puma, aslan, sokak... Çok asil hayvanlardır benim gözümde. Kendi dünyaları vardır bu anlamsız dünyada. Çok temizlerdir. Ama beni rahatsız eden özellikleri ise çok meraklı ve yavşak olmaları.  Arkadaşımın kedisi var onu sevmekle yetiniyorum şimdilerde. Çok güzel hayvan, adı da Behlül. Canı sıkılınca balkon balkon dolaşıp geri gelir. Öyle de manyak bi hayvan.

Önce bi şu videoyu izleyelim:

Neyse asıl konuya gelelim. Biz bi apartmanın 7. katında oturuyoruz ve en üst kat bizim kat. Bizim evin üstünde bi çatı var ve altı boş. Bizim balkondan da çatıya çıkmak için ufak bi boşluk var. Gel gelelim ki bi tane, garfield
gibi bi kedi bizim çatıya hüküm kurmuş. Orda canı sıkılınca balkona iniyor, dolaşıyor yine çatıya çıkıyor. Geçen gece balkonda sabahlarken gecenin karanlığında parlayan bi çift göz gördüm ve "tamam ben öldüm, azrail geldi canımı almaya" diye panik oldum. Laptop'u gözlerin oraya çevirince anladım ki tatlı bi kedi bana bakıyor. Çok tatlı mübarek. Hışt mışt yaptım kedi geldiği yere geri gitti.

Az önce yine balkonda otururken ne göreyim kedicik yine dolaşıyor kendi kendine. İki tısladım hayvana çıktı hemen çatısına. Nasıl kovulur ki o kedi oradan? Zehirlemek olmaz. Ya da kalsın kişte kime ne zararı var. Ama ya balkonda uyurken ağzıma tüy müy kaçırısa? Kıyamam ben hayvanlara, yazık lan günah. Biz onların yaşam alanlarını ellerinden alıp gökdelenler dikince bişey olmuyor da onlar bi çatıya kurulmuş çok mu? Ben İstanbul'da olduğum sürece orda durabilir kedi. Ellettirmem ama ben gittikten sonra ne olur bilemem :(

Üniversitede ayrı eve çıkma planlarım var ya o zaman kendime bi kedi evlat edinicem. Ne kadar tatlı olur değil mi? Onunla beraber süt içeriz. Tuvalet sırası için kavga ederiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.