30 Haziran 2011 Perşembe

Bir bilet, iki bavul ve kendimle yolculuğa hazırım

Ömrüm şehirler arası otobüslerde geçiyor resmen. Mağlum ailem İstanbul'da ve ben başka şehirdeyim. 2 hafta önce okulların kapanmasına rağmen ben hale buradayım ve İstanbul'u çok özledim. Ailemi çok özledim diyemicem çünkü o kadar özlemedim. Annemle babamın bitmek bilmeyen kavgalarını mı, yoksa yeni ergenliğe giren kız kardeşimi mi özlücem? İtiraf etmek gekirse onları bile özlüyorum arada. Yarın 16,30 otobüsüyle İstanbul'a gidiyorum burdan ve İstanbul'da aynı semtte oturduğum bi kız arkadaşımla.

O da benim gibi lise okumak için gelmiş bu boktan yere. 9. sınıftan beri aynı sınıftayız. Ve aynı dersanede olduğumuz ve hızlandırmalarımız başladığı için geç gidiyoruz İstanbul'a. Aslında ben tek yolculukları severim ama yapacak bişey yok.

Çok ekşınlı bi yolculuk bekliyo bizi. "Neden?" diye sorarsanız, hemen anlatayım. O burda babaannesi ve dedesiyle kalıyor. Ve dedesi çok katı bi adam. Erkeklere karşı daha yoğun bu katılığı. Geçenki İstanbul'a gidişimizde de beni görmüştü otobüste ve "bu gözlükle beraber mi gidiyolar yoksa?" diyip durmuş arkamızdan. Ben ise arkadaşımın yanına oturmadım, iki ön koltuktağa oturmuştum ve muavin yolcu kontrolü yaparken olay anlatmıştım muavine. İyiki de anlatmışım  ki dedesi muavine "bizim kızın yanına kim oturuyor?" diye sorduğunda "amca oraya köylerden bi bayan oturcak" demiş.

Ve ben yarın 16,00da otogarda olmalıyım ki muavine yine durumu anlatayım. Bana boş yer göstermesi lazım ,çünkü bizim biletler 7-8 numara. Arkalara bi yere saklanmam lazım. TANRI YARDIMCIMIZ OLSUN!

Ben iki bavul hazırladım; biri orta büyük, biri küçük. Öğlen dersaneden gelince laptop'umu toplucam, modemi kaldırcam, canım isterse bir de duş alırım.

King bana seni takibe aldım dedi, çok mutlu oldum resmen. Adam şiir gibi yazıyor. Bi Hayat Erkeği, bir de O. Sanırım bu bloga alışıyorum yavaş yavaş. Buraya da yazmaktan vazgeçersem bir daha blog falan açmam bu da böyle biline. Bi ara bi yolculuk anımı anlatayım size. Anı olmasının en önemli özelliği herşeyin bi poşet mandalina yüzünden olması.

Patrick sizi öper.


Müzik ruhun gıdasıdır:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

şimdi sen buraya yorumunu yazacaksın, ben de yayınlayacağım.